Internet te tanışdığım bir adamla ilk defa buluşcaktık o gece adam 45 yaşındaydı ben yolun kenarında onu beklerken yanıma bir araba durdu bu tarif ettiği arabaydı hemen bindim ve bir otele gittik iki kişilik bi oda istedik odaya girdik
içeride bir tv vardı biraz seyrettik ve muhabbet ettik daha sonra . ben wc gittim kapıyı bilerek açık bırakıp parmağımı götüme sokup çıkarmaya başladım ama beni görmedi bi an önce başlamak istiyordum
içeri girdim ve yanına oturdum elimi pantolonunun üzerinden sikine attım kocaman bi yarrak vardı avcumun içinde fermarını açtım ve yarrağını ağzıma aldım
bi güzel emdim yarrak iyice sertleşmişti ve önüne . domaldım oda benim mis gibi kokan deliğimi bi güzel yaladı ve birden geçirdi ikimizde çığlık çığlığa sikiştik ilk önce o boşaldı sonra da o beni boşalttı
BAYANLARA ÖZEL JGOLO HİZMETİMİZ BAŞLAMIŞTIR YALNIZ BAYANLAR ARAYABİLİR GİZLİLİK VE HİJYEN ESASTIR
15 Mayıs 2013 Çarşamba
denizde 3 taze kızla yaşadıklarım
Ben Karadenizin şirin bir ilinde yaşayan 48 yaşında, eknomik durumu oldukça iyi olan birisiyim. Yaşadığım olay yaklaşık 5 yıl önceydi ve şimdi bu olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
1999 yılı üniversite sınavının bitiminde kızım selma bana arkadaşlarıyla birlikte (melis ve şenay) kendimize ait olan 8 m boyunda sürat teknesiyle denize getirmemi istediler.Bende sınav yorgunluğunu atsınlar düşüncesiyle kabul ettim. Yemeklik ve içmeklik malzemeleri alarak kızlarla birlikte tekneyle denize açıldık.Sınavlarının çok iyi geçmesinden ötürü kızlar çok neşeli bir halde henüz yarım mil geçmeden biralarını açıp üzerlerini çıkartarak bikinilerini giyip şakalaşmaya başladılar.
Ben ise hem tekneyi kullanıyor hemde muhteşem üç tane 18 yaşında kızların vücudunu seyrediyordum. kızım selmanın muhteşem vucununu zaten biliyordum. Ama melis ve şenayı biki-nileriyle görmek beni oldukça heyacanlandırıyordu. Onların vucutlarına nasıl güneş yağı sürebilirim diye bazı planlar yapmayabaşadım. Ancak kızımın bana bu yönde bir teklif etmesi için selma ya '' kızım sırtıma güneş yağı sürermisin'' diye söyledim. O da ''tamam bacacım'' diyerek beni bir güzel yağladı.
Ben ise tekneyi durdurup ''hadi gel kızım, bende sana yağ süreyim '' deyip koltuğa yatmasını söyledim.Dediğimi yapıp koltuğa sırt üstü uzandı ve bende sırtından başlayarak popolarına
ve bacaklarına sürerken elimi farkında olmadan bacak arasına doğru kaydırdım ve amına temas ettini görünce önce irkildim ama selmanın bacaklarını biraz aralayarak sanki devam etmemi istediğin hissettim.
Selmayı sırt üstü çevirip önlerinide sürmeye başlayınca elim bikininin üstünden memelerine dokunmaya başlayınca birden kızım '' babacım bikinimin üstünü çıkarabilirmiyim'' deyince önce şaşırdım ve ''istersen çıkartabileceğini'' söyleyince birden doğrulup bikinisinin üstünü çıkardı ve o muhteşem memeleri (portakal büyüklüğünde) ortaya döküldü. Ben ise heyacandan titreyerek memelerine de yağ sürmeye ve bacaklarına doğru inmeye başladım.
Elim bacak aralarına inince amının biraz kabardığını hisseder gibi oldum. Sanki farkında değilmişim gibi kızlara bakarken elimi amının dudaklarına değdirerek tepkisini ölçtüm. Ama hiç tepki vermeyerek hoşlandığını belirtir gibi dolu nefes aldı.Bu arada melisle şenay hem bizi seyrediyor hemde ikinci biraları içiyorlardı.
Benim selmaya yağ sürme işim bitince melis bana kendilerinin de bikinilerinin üstlerini çıkartmak istediklerini ve benden güneş yağı sürmemi istedi. Bende olur kızım çıkart ve gel buraya yat dedim. Melis bikinisinin üstünü çıkartınca muhteşem memeleri ortaya çıktı ve uçlarının bir fındık tanesi kadar büyüdüğünü gördüm. Önüme yatınca benim aletimde dikleştiğini görünce gölerimin içine bakktı.
Aman tanrum o yumuşacık ve pürüssüz tenini okşayarak güneü yağını sürmeye devam ederken elimi bikinisinin içine sokarak kılsız amına doğru ezdirmeye başlayınca melisin kalp atışlarını çıplak memesinmin üstünden fark ediyordum. Tam bu esnada şenayın bana ''amcacığım sırtım acımaya başladı bana da sürermisin'' deyince irkildim ve ''tamam şenaycığım hadi sıra sende'' deyip önüme uzanmasını söyledim.
Şenayın memeleri küçük ama ok gibi yerinden fırlayacakmış gibi önümde duruyordu. güzelce ellerimi yağlayıp şenayın boğazından aşağıya doğru okşayarak iniyordum. Memelerini okşar gibi yağ sürerken şenayın benim alete baktığını görünce biraz daha yaklaşıp aletimin ona temasını sağladım. Tam bikinisinin oraları yağlarken gözüm kızım selmaya gitti ve iştahla bizi seyrediyordu.
Şenayın bikinisinin altını hafifçe aşağıya doğru indirince elleriyle tutmaya çalıştı ve doğruldu. Önce çok utanır gibi oldum ve kızım banada bir bira verirmisin diye selmaya seslendim.
Kızım bana dolaptan birayı getirince '' babacım etrafta kimseler yok. Bikinimin altınıda çıkarıp denize girebilirmiyim'' deyince ''olur nasıl isterseniz''bikiniinin altını çıkardı ve iskeleden denize atladı.Melis gözlerimie bakarken ''istiyorsanız sizde çıkartın'' dedim melise.
Şenayla göz göze gelince bana ''amcacığım arkanı dönersen bizde çıkartıp denize atlayalım'' dedi.Biraz sonra üç tane fıstık denizde çırıl çıplak yüzüyorlar ve arada bir dibe dalarken o muhteşem götlerini ve bacak aralarından minicim amlarını görmeye başladım. Öyle tahrik olmuştumki benim alet şortumu delecek gibi olmuştu. Hazır kızlar denizdeyken onlara bakarak onlar görmeden teknede boşaldım.
Yarım saat sonra kızımın teknenin merdivenlerinden çıkıp havluya sarıldığını ve kendini kuruladığını seyrettim. Acaba giyinecekmi diye düşünürken ''babacım her yerimizi gördün. Artık çıplak durabilirmiyiz'' diye söyleyince tamam kızım tabiiki durabilirsiniz dedim. Selma havluyu fırlatıp kucağıma oturdu ve ''babacım sen dünyanın en anlayışlı babasısın'' deyip dudağıma bir öpücük kondurdu.Öylesine şaşırdımki kızardığımı hissettim.
Birazdan kızlar da gelip çıplak bir şekilde güneşlenmeye başladılar.Öyle güzel görünüyorlardıki insan onlara dokunmaya kıyamazdı.Üçünüde çıplak seyretmek bile benim yeniden boşalmamı sağlayabilirdi.Ben yemek hazırlığını bitirip masaya oturduk ve yemeklerimizi yeyince denize girmek istediğimi söyledim. Baktım kızlar birbirine baktı ve kızım bana ''babacım sende çıplak girsene'' deyince napacağımı şaşırdım. Melis ''amcacığım biz arkamızı dönelim istersen''dedi.
Bende olur dönün bakiyim deyince selma bana ''babacım gel sanada yeniden yağ süreyim'' dedi ve ellerini yağlayıp sortumu indirmeye başlayınca arkamı döndüm. Arkamdan elleriyle önümüde sürerken eli aletime dokununca biraz tereddüt etti ve aletimide sıvazlarayak yağ sürme işini bitirdi.Bende tekneden denize atladım.
Yarım saat kadar yüzüp tekneye çıkınca kızların alkolün de etkisiyle hepsinin güneş altında uyumaya başladığını görünce bir müddet onları izledim ve bacak aralarında ki minicik amlarını inceledim. Hepsi o kadar güzeldiki ellemeden 15 dakika kadar öylece seyrettim. Yalnız kızımın amcığı annesinin amcığıyla birebir aynı yapıdaydı.
Güneşin onları etkileyeceğini düşünerek uyandırdım ve yeniden denize girmelerini istedim. Selma hemen atladı ve şenayıda atlaması için davet etti. Melis ise karşıma oturmuş ''amcacığım ben şimdiye kadar hiç yarrak görmedim.Yaından bakmama izin ver'' dedi. Bende koltuğa uzanarak onun yakından bakmasını sağladım.
Yanıma gelip eğilince memeleri tam önüme serildi ve ''istersen eliyle dokunabileceğini'' söyledim. Acemi olduğu ve ilk defa bu kadar yakından gördüğü her haliyle belliydi. Eline alınca ''ya bu nedadar büyük ve kalın. Bunu nasıl içimize alabiliriz. Bu mümkün değil her halde'' diye mırıldandığını hissettim. Bu arada bende memelerine dokunmak istediğimi ve onları emmek istediğmi söyleyince biraz daha eğilerek ağzıma gelmelerini sağladı. Aman tanrım öyle sertleşmişlerki sanki içerlerine taş koymuşsun.
Halbuki benim karımın memeleri silikonlu olmasına rağmen bu kadar sert olmadıklarını gördüm. Tam bu esnada kızımla şenay da tekneye çıkmışlar ve bizi bu şekşilde görmüşler. kızımın ''melis sen napıyorsun, babamın yarrağına öyle dokunulmaz ağzına alsana'' deyince birden şaşırdım ve kızımın benim aleti ağzına alıp emmeye başladığını ve bir yandanda minicik amını benim ağzıma gelecek şekilde pozisyon aldığını gördüm.Şenayla melis şaşkın bi vaziyette bizi seyrederken bende kızımın o minicik ve hiç sikilmemiş amını emmeye ve yalamaya başladım.
Birden öyle sulandığını hissedince dilimi içine sokmaya ve bızırını emmeye başlayınca amını iyice ağzıma bastırmaya başlayınca bir elimlede götünü okşamaya ve baş parmağımı sokmaya başlayınca diğer kızlarında benim aleti yalamaya başladıkları ve melisin selmanın memelerini emmeye başladığını hissettim.
Bu arada kızım selmanın boşalmak üzere olduğunu ve hareketlerinin sıklaştığını gördüm. Baş parmağını iyice götüne sokunca kasılmaya başladı ve haykırarak boşalmaya başladı. Öyle şiddetli boşalıyorduki boşalmasını hem götündeki parmağımla hemde amının dudaklarındaki kasılmayla hissediyordum ve daha dayanamayıp ben de kızların birinin ağzına patladım.
Ama kızlar ürktükleri için hemen yalamayı bırakıp benim aletten çıkan menileri ve aletimin kasılmalarını seyrettiler.Evet dostlar şimdilik bu kadar. Devamı var ama önce bu hikayeme olan ilgi ve tepkiyi ölçelimö devamını sonra yazarım.Lütfen bu konoylailgili düşüncelerinizi ve bana yazmak istediğiniz konuları email olarak gönderiniz.Hepinize sağlıklı günler dilerim.
1999 yılı üniversite sınavının bitiminde kızım selma bana arkadaşlarıyla birlikte (melis ve şenay) kendimize ait olan 8 m boyunda sürat teknesiyle denize getirmemi istediler.Bende sınav yorgunluğunu atsınlar düşüncesiyle kabul ettim. Yemeklik ve içmeklik malzemeleri alarak kızlarla birlikte tekneyle denize açıldık.Sınavlarının çok iyi geçmesinden ötürü kızlar çok neşeli bir halde henüz yarım mil geçmeden biralarını açıp üzerlerini çıkartarak bikinilerini giyip şakalaşmaya başladılar.
Ben ise hem tekneyi kullanıyor hemde muhteşem üç tane 18 yaşında kızların vücudunu seyrediyordum. kızım selmanın muhteşem vucununu zaten biliyordum. Ama melis ve şenayı biki-nileriyle görmek beni oldukça heyacanlandırıyordu. Onların vucutlarına nasıl güneş yağı sürebilirim diye bazı planlar yapmayabaşadım. Ancak kızımın bana bu yönde bir teklif etmesi için selma ya '' kızım sırtıma güneş yağı sürermisin'' diye söyledim. O da ''tamam bacacım'' diyerek beni bir güzel yağladı.
Ben ise tekneyi durdurup ''hadi gel kızım, bende sana yağ süreyim '' deyip koltuğa yatmasını söyledim.Dediğimi yapıp koltuğa sırt üstü uzandı ve bende sırtından başlayarak popolarına
ve bacaklarına sürerken elimi farkında olmadan bacak arasına doğru kaydırdım ve amına temas ettini görünce önce irkildim ama selmanın bacaklarını biraz aralayarak sanki devam etmemi istediğin hissettim.
Selmayı sırt üstü çevirip önlerinide sürmeye başlayınca elim bikininin üstünden memelerine dokunmaya başlayınca birden kızım '' babacım bikinimin üstünü çıkarabilirmiyim'' deyince önce şaşırdım ve ''istersen çıkartabileceğini'' söyleyince birden doğrulup bikinisinin üstünü çıkardı ve o muhteşem memeleri (portakal büyüklüğünde) ortaya döküldü. Ben ise heyacandan titreyerek memelerine de yağ sürmeye ve bacaklarına doğru inmeye başladım.
Elim bacak aralarına inince amının biraz kabardığını hisseder gibi oldum. Sanki farkında değilmişim gibi kızlara bakarken elimi amının dudaklarına değdirerek tepkisini ölçtüm. Ama hiç tepki vermeyerek hoşlandığını belirtir gibi dolu nefes aldı.Bu arada melisle şenay hem bizi seyrediyor hemde ikinci biraları içiyorlardı.
Benim selmaya yağ sürme işim bitince melis bana kendilerinin de bikinilerinin üstlerini çıkartmak istediklerini ve benden güneş yağı sürmemi istedi. Bende olur kızım çıkart ve gel buraya yat dedim. Melis bikinisinin üstünü çıkartınca muhteşem memeleri ortaya çıktı ve uçlarının bir fındık tanesi kadar büyüdüğünü gördüm. Önüme yatınca benim aletimde dikleştiğini görünce gölerimin içine bakktı.
Aman tanrum o yumuşacık ve pürüssüz tenini okşayarak güneü yağını sürmeye devam ederken elimi bikinisinin içine sokarak kılsız amına doğru ezdirmeye başlayınca melisin kalp atışlarını çıplak memesinmin üstünden fark ediyordum. Tam bu esnada şenayın bana ''amcacığım sırtım acımaya başladı bana da sürermisin'' deyince irkildim ve ''tamam şenaycığım hadi sıra sende'' deyip önüme uzanmasını söyledim.
Şenayın memeleri küçük ama ok gibi yerinden fırlayacakmış gibi önümde duruyordu. güzelce ellerimi yağlayıp şenayın boğazından aşağıya doğru okşayarak iniyordum. Memelerini okşar gibi yağ sürerken şenayın benim alete baktığını görünce biraz daha yaklaşıp aletimin ona temasını sağladım. Tam bikinisinin oraları yağlarken gözüm kızım selmaya gitti ve iştahla bizi seyrediyordu.
Şenayın bikinisinin altını hafifçe aşağıya doğru indirince elleriyle tutmaya çalıştı ve doğruldu. Önce çok utanır gibi oldum ve kızım banada bir bira verirmisin diye selmaya seslendim.
Kızım bana dolaptan birayı getirince '' babacım etrafta kimseler yok. Bikinimin altınıda çıkarıp denize girebilirmiyim'' deyince ''olur nasıl isterseniz''bikiniinin altını çıkardı ve iskeleden denize atladı.Melis gözlerimie bakarken ''istiyorsanız sizde çıkartın'' dedim melise.
Şenayla göz göze gelince bana ''amcacığım arkanı dönersen bizde çıkartıp denize atlayalım'' dedi.Biraz sonra üç tane fıstık denizde çırıl çıplak yüzüyorlar ve arada bir dibe dalarken o muhteşem götlerini ve bacak aralarından minicim amlarını görmeye başladım. Öyle tahrik olmuştumki benim alet şortumu delecek gibi olmuştu. Hazır kızlar denizdeyken onlara bakarak onlar görmeden teknede boşaldım.
Yarım saat sonra kızımın teknenin merdivenlerinden çıkıp havluya sarıldığını ve kendini kuruladığını seyrettim. Acaba giyinecekmi diye düşünürken ''babacım her yerimizi gördün. Artık çıplak durabilirmiyiz'' diye söyleyince tamam kızım tabiiki durabilirsiniz dedim. Selma havluyu fırlatıp kucağıma oturdu ve ''babacım sen dünyanın en anlayışlı babasısın'' deyip dudağıma bir öpücük kondurdu.Öylesine şaşırdımki kızardığımı hissettim.
Birazdan kızlar da gelip çıplak bir şekilde güneşlenmeye başladılar.Öyle güzel görünüyorlardıki insan onlara dokunmaya kıyamazdı.Üçünüde çıplak seyretmek bile benim yeniden boşalmamı sağlayabilirdi.Ben yemek hazırlığını bitirip masaya oturduk ve yemeklerimizi yeyince denize girmek istediğimi söyledim. Baktım kızlar birbirine baktı ve kızım bana ''babacım sende çıplak girsene'' deyince napacağımı şaşırdım. Melis ''amcacığım biz arkamızı dönelim istersen''dedi.
Bende olur dönün bakiyim deyince selma bana ''babacım gel sanada yeniden yağ süreyim'' dedi ve ellerini yağlayıp sortumu indirmeye başlayınca arkamı döndüm. Arkamdan elleriyle önümüde sürerken eli aletime dokununca biraz tereddüt etti ve aletimide sıvazlarayak yağ sürme işini bitirdi.Bende tekneden denize atladım.
Yarım saat kadar yüzüp tekneye çıkınca kızların alkolün de etkisiyle hepsinin güneş altında uyumaya başladığını görünce bir müddet onları izledim ve bacak aralarında ki minicik amlarını inceledim. Hepsi o kadar güzeldiki ellemeden 15 dakika kadar öylece seyrettim. Yalnız kızımın amcığı annesinin amcığıyla birebir aynı yapıdaydı.
Güneşin onları etkileyeceğini düşünerek uyandırdım ve yeniden denize girmelerini istedim. Selma hemen atladı ve şenayıda atlaması için davet etti. Melis ise karşıma oturmuş ''amcacığım ben şimdiye kadar hiç yarrak görmedim.Yaından bakmama izin ver'' dedi. Bende koltuğa uzanarak onun yakından bakmasını sağladım.
Yanıma gelip eğilince memeleri tam önüme serildi ve ''istersen eliyle dokunabileceğini'' söyledim. Acemi olduğu ve ilk defa bu kadar yakından gördüğü her haliyle belliydi. Eline alınca ''ya bu nedadar büyük ve kalın. Bunu nasıl içimize alabiliriz. Bu mümkün değil her halde'' diye mırıldandığını hissettim. Bu arada bende memelerine dokunmak istediğimi ve onları emmek istediğmi söyleyince biraz daha eğilerek ağzıma gelmelerini sağladı. Aman tanrım öyle sertleşmişlerki sanki içerlerine taş koymuşsun.
Halbuki benim karımın memeleri silikonlu olmasına rağmen bu kadar sert olmadıklarını gördüm. Tam bu esnada kızımla şenay da tekneye çıkmışlar ve bizi bu şekşilde görmüşler. kızımın ''melis sen napıyorsun, babamın yarrağına öyle dokunulmaz ağzına alsana'' deyince birden şaşırdım ve kızımın benim aleti ağzına alıp emmeye başladığını ve bir yandanda minicik amını benim ağzıma gelecek şekilde pozisyon aldığını gördüm.Şenayla melis şaşkın bi vaziyette bizi seyrederken bende kızımın o minicik ve hiç sikilmemiş amını emmeye ve yalamaya başladım.
Birden öyle sulandığını hissedince dilimi içine sokmaya ve bızırını emmeye başlayınca amını iyice ağzıma bastırmaya başlayınca bir elimlede götünü okşamaya ve baş parmağımı sokmaya başlayınca diğer kızlarında benim aleti yalamaya başladıkları ve melisin selmanın memelerini emmeye başladığını hissettim.
Bu arada kızım selmanın boşalmak üzere olduğunu ve hareketlerinin sıklaştığını gördüm. Baş parmağını iyice götüne sokunca kasılmaya başladı ve haykırarak boşalmaya başladı. Öyle şiddetli boşalıyorduki boşalmasını hem götündeki parmağımla hemde amının dudaklarındaki kasılmayla hissediyordum ve daha dayanamayıp ben de kızların birinin ağzına patladım.
Ama kızlar ürktükleri için hemen yalamayı bırakıp benim aletten çıkan menileri ve aletimin kasılmalarını seyrettiler.Evet dostlar şimdilik bu kadar. Devamı var ama önce bu hikayeme olan ilgi ve tepkiyi ölçelimö devamını sonra yazarım.Lütfen bu konoylailgili düşüncelerinizi ve bana yazmak istediğiniz konuları email olarak gönderiniz.Hepinize sağlıklı günler dilerim.
otobus şöforü ile otobuste sikiştim
ben Ecem. 18 yaşındayım lise son sınıfa gidiyorum. Bu olay geçen sene oldu. Ben sekse çok düşkünümdür. Orta okulda erkeklerle çıkmaya başladım. Lise 1de eski erkek arkadaşım kızlığımı almıştı. Sonrasında bir sürü erkek arkadaşım olmuştu onlarla da bayağı seviştim. Yani sexin tadına varmış bırakamaz olmuştum. Geçen sene bahar aylarıydı. Son erkek arkadaşımdan ayrılalı 1 ay olmuştu. 1 ay benim için sex olmadan işkence gibi geçmişti. Havaların da ısınmasıyla azgınlığım artmıştı kudurmuştum. Kısa etek giyer altıma da külot giymezdim. Okula servisle gidip gelirdim. Servis şoförü Ahmet abi birgün külot giymediğimi görmüş. Birkaç gün sonra servise önden binmiştim o zaman söylemişti bana. Külot giymediğini biliyorum orospu o kadar mı yanıyorsun dedi. Ben de ne diyeceğimi şaşırdım utanmıştım. Ahmet abiden böyle bir söz beklemiyordum. Benden neredeyse 10 yaş büyüktü. İstersen ateşini söndürebilirim dedi. Ben de canıma minnet zaten yanıyorum kabul ettim. Yarrak yarraktır. Ha liseli erkeğin yarrağı ha ahmet abinin. Okula varana kadar çaktırmadan bacaklarımı okşadı. Okula varınca herkes indi, sen dur dedi ben de durdum. Öğrenciler uzaklaşınca otobüsü çalıştırıp ordan uzaklaştı. Seni rahat sikebileceğim bir yere götürüyorum dedi. Ben de tamam dedim. Yolda amımı okşadı parmakladı çok azmıştım. Dağlık bir yere getirdi beni kimsecikler yoktu. Otobüsün kapılarını kitledi ve perdelerini çekti. Sonra arkaya götürdü beni ve arka koltukta beni yemeye başladı. Dudaklarımı emdi. Gömleğimi hızla çıkardı düğmeleri kopacaktı nerdeyse. Eteğimi de indirdi ve amımı yaladı. Kaç yarrak yedin ha şimdiye kadar dedi ben de bilmiyorum valla saymadım dedim. Orospu seni bir güzel sikeyim de yarrağımın tadını hiç unutma dedi. Ben de tamam sik dedim. Memelerimi götümü amımı her yerimi yaladı yuttu. Sonra pantolonunu indirdi ve sikini dışarı çıkardı. Bugüne kadar yediğim en büyük yarrak olacaktı. Şimdiye kadar hep liselilerle sikişmiştim. Ahmet abi başımdan tuttu ve sikini ağzıma verdi. Başımı kendine çekerek köküne kadar sokuyordu. Boğulacak gibi oldum. Bu şekilde nerdeyse 10 dk ağzımı sikti. Sonra koltuğa yatırarak bacaklarımı kaldırdı ve amıma geçirdi. Ohhhh dedim harikasın ahmet abi dedim. Tam zamanında ateşimi söndürmeye yetiştin dedim. Dakikalarca amımı sikti. Sonra ağzıma boşaldı bir kısmını yuttum. Doymadım ben dedi ve sikini ağzıma verdi yine sakso çektirdi. Yarrağının ağzımda tekrar büyüdüğünü hissettim. Dimdik olmuştu. Sonra beni ters çevirdi ve götüne yarrak girdi mi hiç dedi. Bir defa yemiştim arkadan dedim ama çok acımıştı dedim. Bir de ben sikeyim de iyice açılsın artık hep yersin dedi. Parmaklarını götüme sokmaya başladı. Sonra yarrağını hizaladı ve zorlaya zorlaya götüme girdi. Canım yandı, koca yarrağı götümün içine girip çıkıyordu. Dayanamadım sonra ahmet abi amım yanıyor onu siksene dedim.Vay orospu dedi amına boşalıyım da gör dedi. Sikini götümden çıkardı ve amıma soktu. Çok güzel sikiyordu ahmet abi. 2 defa boşalmıştım kendime gelmiştim oh be. Ahmet abi içime boşalma hap almak zorunda kalırım dedim tamam orospu dedi. Öncesinde bir defa boşaldığı için bu seferkinde bayağı geç boşaldı. Doya doya amımı siktirdim. Boşalacağı vakit inleye inleye götümün üstüne boşalttı spermlerini. Sonra üstümüzü giyindik ve beni okula bıraktı. O olaydan sonra liseden bir erkekle çıkmaya başladım. Bir gün sevgilime bir gün de ahmet abime siktirdim kendimi.
Tecavüz hikayesi
Bazı yerel sorunlar sebebiyle, memleketlerini terk edip bu kente göç etmek zorunda kaldıkları sırada, en büyükleri olan ablaları bile henüz yedi yaşlarındaydı. Ablasından bir yaş küçük olan abisi henüz okula bile başlamamıştı. En küçükleri olan o da üç yaşlarında filandı.
Anneleri, onların evden dışarı çıkıp yabanın çocuklarıyla oynamalarına izin vermediği için, evin içinde, kendi kendilerine oynamaktan başka bir seçenekleri yoktu.
Babaları, beş boğazı doyurabilmek için sabah erkenden, ekmek peşinde, evden çıkıp gidiyordu. Anneleri, onlar ayakaltından çekilmedikçe doğru dürüst çalışamadığı için, karınlarını doyurup bir odaya sokuyor, fazla gürültün yapmadan kendi kendilerine oynamalarını istiyordu. Ondan sonradır ki temizlikmiş, çamaşırmış, bulaşıkmış, yemekmiş, bitip tükenmek bilmeyen ev işlerine yetişmek telaşıyla oradan oraya koşuşturup dururdu.
Çamaşır yıkayacağı zamanlar da, fazla bir yedekleri de olmadığı için, çocukların üzerlerindekini de çıkarıp almak zorunda kalıyordu. O zaman, onları banyoya sokar, iç donları dışında, bütün giysilerini çıkarıp alırdı. Banyolarında yer yer fayansları dökülmüş eski bir küvet vardı. Onları çıplacık, içini ılık su doldurduğu küvete sokar: “Şimdi siz kendi kendinize yıkanmaya bakın, ben daha sonra gelip sizi çıkarırım.” deyip işinin başına dönerdi. Yalnız kalınca, küvetteki suyun içinde oynaşmaktan başka yapabilecekleri pek fazla bir seçenekleri olmuyordu.
Galiba, onların cinsellikle tanışmaları da bu, banyoda yalnız kaldıkları zaman giriştikleri masum oyunlarla başlamıştı. Bacaksızlar, suyun içinde oynaşırlarken, donlarını aşağı indirip kaldırarak, birbirlerine cinsel organlarını göstermeye nasıl başladıklarını, pek anımsamıyordu ama bu oyunu hayli eğlenceli buluyorlardı. Bazen, galiba ablalarının teşviki ile donlarını tamamen çıkarıp attıkları da oluyordu. Başlangıçta, sadece meraklı bakışmalarla başlayan cinsel arayışları, zamanla, suyun içinde itişip kakışırken, birbirlerine dokunmalarıyla daha zevkli bir hal almaya başlamıştı. En çok da, bu oyun sırasında, abisinin pipisinin sertleşip dikleşmesi hoşlarına gider, bakıp bakıp gülmekten kırılırlardı.
Annelerinin, bazı günler onları evde yalnız bırakıp çarşıya filan gittiği de oluyordu. Annelerinin yokluğunda, abisi ile ablası, onu uzun süre meşgul edecek bir bahane uydurup, en küçükleri olduğu için olacak, onu yanlarına almadan, odalardan birine giriyor ve uzun süre ortadan kayboluyorlardı. Ama o, onların içerde, bu kadar uzun süre, yalnız başlarına ne yaptıklarını merak etmekten de kendini alamıyordu. Sonunda, bir gün daha fazla dayanamamış ve kendisini dışarıda yalnız bırakmalarının verdiği hınçla, onların bulunduğu odaya girivermişti. Onların, çırçıplak bir halde, banyoda birlikte oynadıkları oyuna benzer bir oyun oynadıklarını görünce oldukça şaşırmıştı. Kendisini, bu oyuna katmamalarına da bir anlam verememişti. Onlar onun ansızın içeri girivermesiyle, oldukça şaşırmış görünüyorlardı. Ancak bu şaşkınlıkları pek de uzun sürmemişti. Ablası, hiç bozuntuya vermeden gayet sakin bir şekilde, gülümseyerek:
-Bak, birlikte oynayabileceğimiz yeni bir oyun hazırlıyoruz. Demişti. Göreceksin bu oyun şimdiye kadar oynadığımız oyunların hepsinden daha güzel ve heyecanlı. Bak şimdi, abin yakaladığı bütün kızlara tecavüz eden kötü bir adam olacak. Biz de bu tecavüzcünün elinden kurtulmaya çalışan kızlar olacağız. O, birimize tecavüz etmeye çalışırken, diğerimiz atılıp adamın elinden onu kurtarmaya çalışacak. Biz de bu yeni oyunu deniyorduk. Üçümüz çok eğleneceğiz. Haydi, gel sen de bize katıl. İstersen şimdi de abinin yakalayıp tecavüz etmeye kalkacağı kız sen ol. Ben de seni kurtarmaya çalışayım. Göreceksin çok eğlenceli ve heyecan verici bir oyun bu.
Küçük kız, oyunun mahiyetini pek de iyi anlayamamıştı ama oyunlarına onu da almaları hoşuna girmişti. Memnuniyetle kabul etti tabii. Ve oracıkta başlayan bu ‘tecavüz oyunu’ öylesine hoşlarına gitmiş, öyle bir alışmışlardı ki, yıllarca sürüp gitmiş, bu oyundan başka oyun oynamaz olmuşlardı. Akılları fikirleri hep bu oyunda oluyor, oynayabilmek için her fırsattan yararlanıyor, hatta fırsatlar yaratıyorlardı. O da oyundaki ‘tecavüze uğrayan kız’ rolünü o kadar benimsemiş ve alışmıştı ki, yaşı ilerledikçe, abisi gerçeğe yakın bir maharetle tecavüzcü rolü oynarken, sanki gerçekten tecavüze uğrayan bir kızmış gibicesine, çığlıklar atarak, çırpınıp kıvranmaya başlıyordu. Bu arada ablası da, sözde onu kurtarmak için, abisinin üzerine atılıyor, bu hengâme içinde, her şey birbirine karışıyor, yerlerde çığlık çığlığa yuvarlanıp duruyorlardı. Tecavüze uğrayan kız olma sırası ablasına geldiği zamanlar, nedense, ablasının isterik çığlıklarına, çoğu kez, garip iç çekişleri ve hırıltılı inlemeler de karışıyor, kendisinin araya girme çabaları pek de önemsenmediği için, kurtarma çabaları yetersiz kalıyor, abisi ablasına tecavüz ederken, oyun sanki doğal bir gerçeklik kazanıyordu.
Kimsenin, onların oynadıkları bu erotik oyundan haberi bile olmamıştı. Bilinçaltı bir hassasiyetle, zevkle oynadıkları bu oyunu, herkesten saklamayı becermişler, kimse olanların farkına bile varmamıştı. Anneleri, fazla gürültü yaptıklar zaman, bağırıp sessizce oynamalarını söylüyordu ama içerde kendi kendilerine oynayıp onu rahat bıraktıkları için de pek karışmıyor, hatta memnun bile oluyordu.
Bu durum, yıllar sonra, abisinin girdiği meslek lisesine başlamak üzere kasabadan ayrılıncaya kadar, böylece sürüp gitmişti.
Abisinin yokluğu sırasında, o pek sevdikleri oyundan mahrum kalmaları hiç de hoşlarına gitmemişti. Yaşları ilerledikçe daha bir çekici hale gelen tecavüz oyunlarının onlara sağladığı o harika heyecanı, o garip zevki aranmaya başlamışlardı.
Annelerinin evde olmadığı bir gün, ablasının teşviki ile soyunup eskiden abileriyle oynadıkları oyuna benzer şeyler yapmaya başlamışlardı Çıplacık, altlı üstlü yerlerde yuvarlanıp birbirlerine temas etmeleri de oldukça zevkli olmaya başlamıştı. O kadar ki ablası, bazen, bu oyuna kendisini öylesine bir kaptırıyordu ki, gözleri kayıyor, abisinin tecavüz oyunu sırasında yaptığı gibi, onu mıncıklayıp hırpalarken inleyip kıvranmaya başlıyordu. Sonrasında ise, ona sıkıca sarılıp uzandığı yerde bitkin ama memnun bir yorgunlukla öylece kalakalıyordu. Doğrusu aranırsa, oyun bu şekle dönüştüğü andan itibaren, küçük kızın da ablası kadar heyecanlanıp zevk aldığı ortadaydı.
Ablasıyla gerçekleştirmekten bunca zevk aldıkları bu oyun da, bir gün anneleri ansızın içeri giriverip, onları bu durumda, çırılçıplak yakalamasına kadar sürüp gitmişti. Kadıncağız, olduğu yerde dona kalmış, sonrasında da öylesine sert bir tepki göstermişti ki, bu hali onları gerçekten, çok kötü bir şey yaptıklarına inandırmıştı. Doğrusu aranırsa artık oyun bahanesine sığınmalarına rağmen, yaptıklarının ne olduğunu, çok iyi bilecek yaşa da gelmişlerdi. Ancak, annesinin o şiddetli tepkisi, yaptıklarının anlamı ile yüzleşmelerini sağlamış ve bu da onları, gerçekten oldukça utandırmış ve bir daha da bu oyunu tekrarlama cesaretini bulamamışlardı.
Araya yıllar girince, bir zamanlar oynamaktan büyük bir zevk aldıkları bu oyunları unutmuş oldukları bile söylenebilirdi. O da bu sözde tecavüz oyunlarının da bir daha tekrarlanabilme fırsatının doğabileceğini bile pek zannetmiyordu. Ne de olsa büyümüşler, oyunun gerçek mahiyetini kavrayabilecekleri, onlu yaşların cinsel bilincine de ulaşmışlardı. Her şey unutmaya çalıştıkları eski anıların arasında kaybolup gitmeye bile başlamıştı.
Abisinin meslek lisesini bitirdiği senenin yazı oldukça sıcak geçiyordu. Evin içinde, abisi kısacık bir şortla, kızlar ise sadece ince birer entari ile dolaştıkları halde, gene de sıcaktan bunalmaları pek önlenemiyordu.
Abilerinin, üniversite giriş sınavlarına girmek için, kasabadan ayrılmasından birkaç gün önce anneleri, onları evde bırakıp uzak bir semtteki akrabalarını ziyarete gitmişti.
Evde yalnız kalınca, abisi ile ablasının konuşmaları dönüp dolaşıp çocukluk yıllarının o en hoşlandıkları tecavüz oyununa gelmişti. Ve o yıllarda oynamış oldukları bu oyunu anımsayıp yâd ederken garip bir şekilde heyecanlanmaya başladıkları da gözünden kaçmıyordu. Abisi ile ablası birbirlerine takılmaya, itişip kakışmaya kadar vardırmışlardı işi. Hatta gitgide daha da ileri gitmeye, sanki o eski oyunları tekrarlamak istermişçesine bir havaya bile girmeye başlamışlardı. Onlar itişip kakışırken, o da ablasının ince entarisinin altında, iç donunun olmadığını da fark edince, bu itiş kakışın sonun nereye varacağını da anlamaya başlamıştı. Ne de olsa, o masum çocukluk oyunlarının, gerçek mahiyetini bilecek kadar büyümüştü artık. Onlar cilveleşip oynaşmayı sürdürürken, ona da imalı bir şekilde takılmaya, hatta orasından burasından çekiştirip aralarına almak için uğraşmaya başlamışlardı. Ne kadar tereddüt ederse etsin, gittikçe laubalileşen bu davranışlarının sonunun nereye varacağını hissediyor, garip bir şekilde içinde kıpırdanmaya başlayan belli belirsiz bir arzu ile heyecanlanmaktan da kendisini alamıyordu. Ancak hicabı arzularından baskın geliyor, bu yaşta, böylesi cinsel bir oyuna katılmayı kabul edemiyordu bir türlü.
En sonunda, abisi yanına gelip ona sarılmış ve yanağını okşayıp saçlarını öperken ağzını kulağına yaklaştırıp fısıldamaya başlamıştı:
-Neden tereddüt ediyorsun ki? Bu oyundan ne kadar hoşlanıp zevk aldığımızı unuttun mu yoksa?”
O ne kadar kabul edemese de, abisi kulağına fısıldamaya devam ederken, ensesinde hissettiği sıcak nefesinin içini gıcıklamasına da bir türlü engel olamıyordu.
Abisi:
-Kız, sen yaşına göre, gerçekten bayağı büyümüş, nefis bir kadın olmuşsun. Hem biliyor musun, pek de gelişip güzelleşmişsin. Haydi, ben gitmeden, son bir oyun daha oynayalım. Zaten, ben yokken bile, ablanla kendi kendinize oynamaya devam etmişsiniz. Bak hazır ben de buradayım neden oynamayalım ki?”
Son bir gayretle:
-Hayır istemiyorum. Demişti. Öyle oyunlar oynamak istemiyorum ben artık. Beni bırakın, siz ablamla kendi başınıza da oynayabiliyorsunuz nasıl olsa. İsterseniz siz oynayın.
O zaman, ablası biraz hırçın bir şekilde yanına gelip kolundan yakalamış ve:
-Evet, sen olmasan da biz oynayabiliriz ama oğlan, kafayı sana takmış bir kere. Eskisi gibi üçlü olmasını, senin de bize katılmanı istiyor. Derken, ablasının sesindeki belli belirsiz hasedi de hisseder gibi olmuştu. Biraz kızmışçasına devam etmişti ablası:
-Neden nazlanıp duruyorsun ki? Yıllarca aynı şeyi yapmadık mı? Şimdi mi utanacağın tuttu? Oğlan, kaç zamandır, senin de bize katılman için ısrar edip duruyor işte. Bunca yıldır yaptıklarımızdan sonra, şimdi onu nasıl reddedebiliriz ki? Zaten senin de için gitmiyor değil ya neyse…
Kabullenmek istemiyordu ama abisinin arzu dolu bakışlarından acayip bir şekilde etkilenmiş, kalbinin hızlı hızlı çarpmaya başlamasına da engel olamıyordu. Bir yandan, utanç içinde, reddetmeğe uğraşırken, bir taraftan da içinde beliren garip bir isteğin onu kabule zorladığını saklayamıyordu. Onun bu halini fark eden abisi, dudaklarında beliren garip ve çarpık bir gülümsemeyle yavaşça yanına sokuldu. Abisinin, kısılan gözlerinde fark ettiği arzu ve ihtiras, içinin ürpermesine ve utançla gözlerini kapatmasına sebep oldu.
Ürkek bir çekingenlikle ona sarılan abisinin sıcak nefesi yüzünde dolaşmaya başlamıştı bile. Sonrasında da dudaklarının buluştuğunu hissetti. Artık bir daha tekrarlanmayacağını sandığı o eski tecavüz oyununun, şimdi yeniden başlayıvermiş olmasını, biraz utanarak ama içinden gelen gizli bir arzuyu da yenmeyi başaramadan kabullenmek zorunda kalıyordu.
Abisinin hınzırca yönlendirmesi ile yerdeki halının üzerine uzanıvermiş olarak buluvermişti kendisini. Yerde yuvarlanırlarken, abisi şortunu da çıkarmış olacak ki, çıplaklığını vücudunda hissetmemesine imkân kalmamıştı. Olacaklardan kaçınması gerektiğini biliyordu ama içinde kabaran o önleyemediği güçlü arzu ona, abisinin arzularına cevap vermekten başka bir seçenek bırakmıyordu. O ara abisinin, kendi donunu da çıkarıp attığını fark etmedi değil ama bunu da oyunun bir gereği olarak algılamayı yeğledi. Dayanılmaz bir arzunun pençesinde kıvranmaya başlamıştı. Oğlanın altında kıvranırken attığı küçük çığlıkların, oyunun gereği olduğundan bile pek emin değildi. Abisi, ona sahip olurken, öyle bir hırpalıyor, gösterdiği telaş ve hırsla canını öyle bir yakıyordu ki, bu tecavüz oyununun gerçeğe dönüşmesini önlemesinin mümkün olmadığını da anlıyordu artık. Bir ara canı öyle bir yandı ki, bu sefer gerçekten, çırpınıp bağırmaya başladı. Ancak ona tecavüz eden erkeğin, onunkine karışan, hırıltılı ılık nefesi, dudaklarında, boynunda, göğüslerinde dolaşan sıcak dudakları, onun feryatlarını zevk çığlıkları haline dönüştürmesini geciktirmemişti. İçine yuvarlandığı kocaman zevk dalgaları arasında, çırpınırken kendisini tamamen bırakıverdi. Sonunda, abisi derin bir iç çekişiyle üzerine yığılırken, o da yattığı yerde öylece hareketsiz kalakaldı.
Öylece oldukları yerde hareketsiz yattılar bir müddet. Sonra abisi, üzerinden yana kaydı, yavaşça ayağa kalktı ve mahcup bir sünepelikle, suçlu suçlu, sinsice odayı terk edip gitti.
Bütün bunlar olup biterken, bir ara, ablası onları ayırmaya gelecek gibi olmuş, ancak erkeğin, bakışlardaki şiddetten irkilip olduğu yerde donakalmıştı. Oğlan odayı terk edinceye kadar da yerinden kıpırdayamamıştı. Ancak o çıkınca yanına gelebildi. Biraz da endişeli bir telaşla, yerde bulduğu donu ile onu silmeye başladı. O, hâlâ, gözleri kapalı, felç olmuşçasına hareketsiz, olduğu yerde yatıyordu. Ablası, sakin olmasına çalıştığı bir sesle:
-Haydi, kalk artık! Oldu bir kere, demişti. Kan filan da yok; sana pek bir zarar verememiş anlaşılan. Galiba istediğini tam da gerçekleştiremeden olup bitmiş her şey.
Sonra da, onu temizlemekte kullandığı, donu da alıp abisinin ardı sıra odayı terk edivermişti.
Ablası: “Kan filan yok.” demişti ama onu sildiği donunu da beraber alıp götürmüştü. O donunu, bir daha da görememişti.
Gerçi önceleri, kendisine bunu yapan abisine, biraz kızmış, bir hayli de üzülmüştü ama oyunu o kadar ileri götürdüğü için, hiçbir zaman darılmamış, nefret filan da etmemişti ondan. Abisi ile birbirlerine karşı besledikleri sevgi, dostluk ve samimiyetlerinden de hiçbir şey kaybetmemişlerdi. Abisinin, kendi olağanüstü ateşli dişiliğinden kaynaklanan, cinsel cazibesinin etkisiyle böyle davranmaktan kendini alamamış olduğuna inandırmıştı kendisini. Bu durumda da, böylesine dayanılmaz bir cinsi cazibeye sahip olduğu için, kendisinin de onun kadar suçlu olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Öyle ya, sonradan tanıştığı bütün erkekler de ona, çok seksi dayanılmaz bir kadın olduğunu söylememiş, onunla birlikte olmak için can atmamışlar mıydı?
Bu kadar cazibeli bir dişi olmasında kendisinin de bir suçu yoktu aslında. Yaratan öyle yaratmıştı işte. Bundan pek memnun olmadığını söylemek de mümkün değildi doğrusu.
Anneleri, onların evden dışarı çıkıp yabanın çocuklarıyla oynamalarına izin vermediği için, evin içinde, kendi kendilerine oynamaktan başka bir seçenekleri yoktu.
Babaları, beş boğazı doyurabilmek için sabah erkenden, ekmek peşinde, evden çıkıp gidiyordu. Anneleri, onlar ayakaltından çekilmedikçe doğru dürüst çalışamadığı için, karınlarını doyurup bir odaya sokuyor, fazla gürültün yapmadan kendi kendilerine oynamalarını istiyordu. Ondan sonradır ki temizlikmiş, çamaşırmış, bulaşıkmış, yemekmiş, bitip tükenmek bilmeyen ev işlerine yetişmek telaşıyla oradan oraya koşuşturup dururdu.
Çamaşır yıkayacağı zamanlar da, fazla bir yedekleri de olmadığı için, çocukların üzerlerindekini de çıkarıp almak zorunda kalıyordu. O zaman, onları banyoya sokar, iç donları dışında, bütün giysilerini çıkarıp alırdı. Banyolarında yer yer fayansları dökülmüş eski bir küvet vardı. Onları çıplacık, içini ılık su doldurduğu küvete sokar: “Şimdi siz kendi kendinize yıkanmaya bakın, ben daha sonra gelip sizi çıkarırım.” deyip işinin başına dönerdi. Yalnız kalınca, küvetteki suyun içinde oynaşmaktan başka yapabilecekleri pek fazla bir seçenekleri olmuyordu.
Galiba, onların cinsellikle tanışmaları da bu, banyoda yalnız kaldıkları zaman giriştikleri masum oyunlarla başlamıştı. Bacaksızlar, suyun içinde oynaşırlarken, donlarını aşağı indirip kaldırarak, birbirlerine cinsel organlarını göstermeye nasıl başladıklarını, pek anımsamıyordu ama bu oyunu hayli eğlenceli buluyorlardı. Bazen, galiba ablalarının teşviki ile donlarını tamamen çıkarıp attıkları da oluyordu. Başlangıçta, sadece meraklı bakışmalarla başlayan cinsel arayışları, zamanla, suyun içinde itişip kakışırken, birbirlerine dokunmalarıyla daha zevkli bir hal almaya başlamıştı. En çok da, bu oyun sırasında, abisinin pipisinin sertleşip dikleşmesi hoşlarına gider, bakıp bakıp gülmekten kırılırlardı.
Annelerinin, bazı günler onları evde yalnız bırakıp çarşıya filan gittiği de oluyordu. Annelerinin yokluğunda, abisi ile ablası, onu uzun süre meşgul edecek bir bahane uydurup, en küçükleri olduğu için olacak, onu yanlarına almadan, odalardan birine giriyor ve uzun süre ortadan kayboluyorlardı. Ama o, onların içerde, bu kadar uzun süre, yalnız başlarına ne yaptıklarını merak etmekten de kendini alamıyordu. Sonunda, bir gün daha fazla dayanamamış ve kendisini dışarıda yalnız bırakmalarının verdiği hınçla, onların bulunduğu odaya girivermişti. Onların, çırçıplak bir halde, banyoda birlikte oynadıkları oyuna benzer bir oyun oynadıklarını görünce oldukça şaşırmıştı. Kendisini, bu oyuna katmamalarına da bir anlam verememişti. Onlar onun ansızın içeri girivermesiyle, oldukça şaşırmış görünüyorlardı. Ancak bu şaşkınlıkları pek de uzun sürmemişti. Ablası, hiç bozuntuya vermeden gayet sakin bir şekilde, gülümseyerek:
-Bak, birlikte oynayabileceğimiz yeni bir oyun hazırlıyoruz. Demişti. Göreceksin bu oyun şimdiye kadar oynadığımız oyunların hepsinden daha güzel ve heyecanlı. Bak şimdi, abin yakaladığı bütün kızlara tecavüz eden kötü bir adam olacak. Biz de bu tecavüzcünün elinden kurtulmaya çalışan kızlar olacağız. O, birimize tecavüz etmeye çalışırken, diğerimiz atılıp adamın elinden onu kurtarmaya çalışacak. Biz de bu yeni oyunu deniyorduk. Üçümüz çok eğleneceğiz. Haydi, gel sen de bize katıl. İstersen şimdi de abinin yakalayıp tecavüz etmeye kalkacağı kız sen ol. Ben de seni kurtarmaya çalışayım. Göreceksin çok eğlenceli ve heyecan verici bir oyun bu.
Küçük kız, oyunun mahiyetini pek de iyi anlayamamıştı ama oyunlarına onu da almaları hoşuna girmişti. Memnuniyetle kabul etti tabii. Ve oracıkta başlayan bu ‘tecavüz oyunu’ öylesine hoşlarına gitmiş, öyle bir alışmışlardı ki, yıllarca sürüp gitmiş, bu oyundan başka oyun oynamaz olmuşlardı. Akılları fikirleri hep bu oyunda oluyor, oynayabilmek için her fırsattan yararlanıyor, hatta fırsatlar yaratıyorlardı. O da oyundaki ‘tecavüze uğrayan kız’ rolünü o kadar benimsemiş ve alışmıştı ki, yaşı ilerledikçe, abisi gerçeğe yakın bir maharetle tecavüzcü rolü oynarken, sanki gerçekten tecavüze uğrayan bir kızmış gibicesine, çığlıklar atarak, çırpınıp kıvranmaya başlıyordu. Bu arada ablası da, sözde onu kurtarmak için, abisinin üzerine atılıyor, bu hengâme içinde, her şey birbirine karışıyor, yerlerde çığlık çığlığa yuvarlanıp duruyorlardı. Tecavüze uğrayan kız olma sırası ablasına geldiği zamanlar, nedense, ablasının isterik çığlıklarına, çoğu kez, garip iç çekişleri ve hırıltılı inlemeler de karışıyor, kendisinin araya girme çabaları pek de önemsenmediği için, kurtarma çabaları yetersiz kalıyor, abisi ablasına tecavüz ederken, oyun sanki doğal bir gerçeklik kazanıyordu.
Kimsenin, onların oynadıkları bu erotik oyundan haberi bile olmamıştı. Bilinçaltı bir hassasiyetle, zevkle oynadıkları bu oyunu, herkesten saklamayı becermişler, kimse olanların farkına bile varmamıştı. Anneleri, fazla gürültü yaptıklar zaman, bağırıp sessizce oynamalarını söylüyordu ama içerde kendi kendilerine oynayıp onu rahat bıraktıkları için de pek karışmıyor, hatta memnun bile oluyordu.
Bu durum, yıllar sonra, abisinin girdiği meslek lisesine başlamak üzere kasabadan ayrılıncaya kadar, böylece sürüp gitmişti.
Abisinin yokluğu sırasında, o pek sevdikleri oyundan mahrum kalmaları hiç de hoşlarına gitmemişti. Yaşları ilerledikçe daha bir çekici hale gelen tecavüz oyunlarının onlara sağladığı o harika heyecanı, o garip zevki aranmaya başlamışlardı.
Annelerinin evde olmadığı bir gün, ablasının teşviki ile soyunup eskiden abileriyle oynadıkları oyuna benzer şeyler yapmaya başlamışlardı Çıplacık, altlı üstlü yerlerde yuvarlanıp birbirlerine temas etmeleri de oldukça zevkli olmaya başlamıştı. O kadar ki ablası, bazen, bu oyuna kendisini öylesine bir kaptırıyordu ki, gözleri kayıyor, abisinin tecavüz oyunu sırasında yaptığı gibi, onu mıncıklayıp hırpalarken inleyip kıvranmaya başlıyordu. Sonrasında ise, ona sıkıca sarılıp uzandığı yerde bitkin ama memnun bir yorgunlukla öylece kalakalıyordu. Doğrusu aranırsa, oyun bu şekle dönüştüğü andan itibaren, küçük kızın da ablası kadar heyecanlanıp zevk aldığı ortadaydı.
Ablasıyla gerçekleştirmekten bunca zevk aldıkları bu oyun da, bir gün anneleri ansızın içeri giriverip, onları bu durumda, çırılçıplak yakalamasına kadar sürüp gitmişti. Kadıncağız, olduğu yerde dona kalmış, sonrasında da öylesine sert bir tepki göstermişti ki, bu hali onları gerçekten, çok kötü bir şey yaptıklarına inandırmıştı. Doğrusu aranırsa artık oyun bahanesine sığınmalarına rağmen, yaptıklarının ne olduğunu, çok iyi bilecek yaşa da gelmişlerdi. Ancak, annesinin o şiddetli tepkisi, yaptıklarının anlamı ile yüzleşmelerini sağlamış ve bu da onları, gerçekten oldukça utandırmış ve bir daha da bu oyunu tekrarlama cesaretini bulamamışlardı.
Araya yıllar girince, bir zamanlar oynamaktan büyük bir zevk aldıkları bu oyunları unutmuş oldukları bile söylenebilirdi. O da bu sözde tecavüz oyunlarının da bir daha tekrarlanabilme fırsatının doğabileceğini bile pek zannetmiyordu. Ne de olsa büyümüşler, oyunun gerçek mahiyetini kavrayabilecekleri, onlu yaşların cinsel bilincine de ulaşmışlardı. Her şey unutmaya çalıştıkları eski anıların arasında kaybolup gitmeye bile başlamıştı.
Abisinin meslek lisesini bitirdiği senenin yazı oldukça sıcak geçiyordu. Evin içinde, abisi kısacık bir şortla, kızlar ise sadece ince birer entari ile dolaştıkları halde, gene de sıcaktan bunalmaları pek önlenemiyordu.
Abilerinin, üniversite giriş sınavlarına girmek için, kasabadan ayrılmasından birkaç gün önce anneleri, onları evde bırakıp uzak bir semtteki akrabalarını ziyarete gitmişti.
Evde yalnız kalınca, abisi ile ablasının konuşmaları dönüp dolaşıp çocukluk yıllarının o en hoşlandıkları tecavüz oyununa gelmişti. Ve o yıllarda oynamış oldukları bu oyunu anımsayıp yâd ederken garip bir şekilde heyecanlanmaya başladıkları da gözünden kaçmıyordu. Abisi ile ablası birbirlerine takılmaya, itişip kakışmaya kadar vardırmışlardı işi. Hatta gitgide daha da ileri gitmeye, sanki o eski oyunları tekrarlamak istermişçesine bir havaya bile girmeye başlamışlardı. Onlar itişip kakışırken, o da ablasının ince entarisinin altında, iç donunun olmadığını da fark edince, bu itiş kakışın sonun nereye varacağını da anlamaya başlamıştı. Ne de olsa, o masum çocukluk oyunlarının, gerçek mahiyetini bilecek kadar büyümüştü artık. Onlar cilveleşip oynaşmayı sürdürürken, ona da imalı bir şekilde takılmaya, hatta orasından burasından çekiştirip aralarına almak için uğraşmaya başlamışlardı. Ne kadar tereddüt ederse etsin, gittikçe laubalileşen bu davranışlarının sonunun nereye varacağını hissediyor, garip bir şekilde içinde kıpırdanmaya başlayan belli belirsiz bir arzu ile heyecanlanmaktan da kendisini alamıyordu. Ancak hicabı arzularından baskın geliyor, bu yaşta, böylesi cinsel bir oyuna katılmayı kabul edemiyordu bir türlü.
En sonunda, abisi yanına gelip ona sarılmış ve yanağını okşayıp saçlarını öperken ağzını kulağına yaklaştırıp fısıldamaya başlamıştı:
-Neden tereddüt ediyorsun ki? Bu oyundan ne kadar hoşlanıp zevk aldığımızı unuttun mu yoksa?”
O ne kadar kabul edemese de, abisi kulağına fısıldamaya devam ederken, ensesinde hissettiği sıcak nefesinin içini gıcıklamasına da bir türlü engel olamıyordu.
Abisi:
-Kız, sen yaşına göre, gerçekten bayağı büyümüş, nefis bir kadın olmuşsun. Hem biliyor musun, pek de gelişip güzelleşmişsin. Haydi, ben gitmeden, son bir oyun daha oynayalım. Zaten, ben yokken bile, ablanla kendi kendinize oynamaya devam etmişsiniz. Bak hazır ben de buradayım neden oynamayalım ki?”
Son bir gayretle:
-Hayır istemiyorum. Demişti. Öyle oyunlar oynamak istemiyorum ben artık. Beni bırakın, siz ablamla kendi başınıza da oynayabiliyorsunuz nasıl olsa. İsterseniz siz oynayın.
O zaman, ablası biraz hırçın bir şekilde yanına gelip kolundan yakalamış ve:
-Evet, sen olmasan da biz oynayabiliriz ama oğlan, kafayı sana takmış bir kere. Eskisi gibi üçlü olmasını, senin de bize katılmanı istiyor. Derken, ablasının sesindeki belli belirsiz hasedi de hisseder gibi olmuştu. Biraz kızmışçasına devam etmişti ablası:
-Neden nazlanıp duruyorsun ki? Yıllarca aynı şeyi yapmadık mı? Şimdi mi utanacağın tuttu? Oğlan, kaç zamandır, senin de bize katılman için ısrar edip duruyor işte. Bunca yıldır yaptıklarımızdan sonra, şimdi onu nasıl reddedebiliriz ki? Zaten senin de için gitmiyor değil ya neyse…
Kabullenmek istemiyordu ama abisinin arzu dolu bakışlarından acayip bir şekilde etkilenmiş, kalbinin hızlı hızlı çarpmaya başlamasına da engel olamıyordu. Bir yandan, utanç içinde, reddetmeğe uğraşırken, bir taraftan da içinde beliren garip bir isteğin onu kabule zorladığını saklayamıyordu. Onun bu halini fark eden abisi, dudaklarında beliren garip ve çarpık bir gülümsemeyle yavaşça yanına sokuldu. Abisinin, kısılan gözlerinde fark ettiği arzu ve ihtiras, içinin ürpermesine ve utançla gözlerini kapatmasına sebep oldu.
Ürkek bir çekingenlikle ona sarılan abisinin sıcak nefesi yüzünde dolaşmaya başlamıştı bile. Sonrasında da dudaklarının buluştuğunu hissetti. Artık bir daha tekrarlanmayacağını sandığı o eski tecavüz oyununun, şimdi yeniden başlayıvermiş olmasını, biraz utanarak ama içinden gelen gizli bir arzuyu da yenmeyi başaramadan kabullenmek zorunda kalıyordu.
Abisinin hınzırca yönlendirmesi ile yerdeki halının üzerine uzanıvermiş olarak buluvermişti kendisini. Yerde yuvarlanırlarken, abisi şortunu da çıkarmış olacak ki, çıplaklığını vücudunda hissetmemesine imkân kalmamıştı. Olacaklardan kaçınması gerektiğini biliyordu ama içinde kabaran o önleyemediği güçlü arzu ona, abisinin arzularına cevap vermekten başka bir seçenek bırakmıyordu. O ara abisinin, kendi donunu da çıkarıp attığını fark etmedi değil ama bunu da oyunun bir gereği olarak algılamayı yeğledi. Dayanılmaz bir arzunun pençesinde kıvranmaya başlamıştı. Oğlanın altında kıvranırken attığı küçük çığlıkların, oyunun gereği olduğundan bile pek emin değildi. Abisi, ona sahip olurken, öyle bir hırpalıyor, gösterdiği telaş ve hırsla canını öyle bir yakıyordu ki, bu tecavüz oyununun gerçeğe dönüşmesini önlemesinin mümkün olmadığını da anlıyordu artık. Bir ara canı öyle bir yandı ki, bu sefer gerçekten, çırpınıp bağırmaya başladı. Ancak ona tecavüz eden erkeğin, onunkine karışan, hırıltılı ılık nefesi, dudaklarında, boynunda, göğüslerinde dolaşan sıcak dudakları, onun feryatlarını zevk çığlıkları haline dönüştürmesini geciktirmemişti. İçine yuvarlandığı kocaman zevk dalgaları arasında, çırpınırken kendisini tamamen bırakıverdi. Sonunda, abisi derin bir iç çekişiyle üzerine yığılırken, o da yattığı yerde öylece hareketsiz kalakaldı.
Öylece oldukları yerde hareketsiz yattılar bir müddet. Sonra abisi, üzerinden yana kaydı, yavaşça ayağa kalktı ve mahcup bir sünepelikle, suçlu suçlu, sinsice odayı terk edip gitti.
Bütün bunlar olup biterken, bir ara, ablası onları ayırmaya gelecek gibi olmuş, ancak erkeğin, bakışlardaki şiddetten irkilip olduğu yerde donakalmıştı. Oğlan odayı terk edinceye kadar da yerinden kıpırdayamamıştı. Ancak o çıkınca yanına gelebildi. Biraz da endişeli bir telaşla, yerde bulduğu donu ile onu silmeye başladı. O, hâlâ, gözleri kapalı, felç olmuşçasına hareketsiz, olduğu yerde yatıyordu. Ablası, sakin olmasına çalıştığı bir sesle:
-Haydi, kalk artık! Oldu bir kere, demişti. Kan filan da yok; sana pek bir zarar verememiş anlaşılan. Galiba istediğini tam da gerçekleştiremeden olup bitmiş her şey.
Sonra da, onu temizlemekte kullandığı, donu da alıp abisinin ardı sıra odayı terk edivermişti.
Ablası: “Kan filan yok.” demişti ama onu sildiği donunu da beraber alıp götürmüştü. O donunu, bir daha da görememişti.
Gerçi önceleri, kendisine bunu yapan abisine, biraz kızmış, bir hayli de üzülmüştü ama oyunu o kadar ileri götürdüğü için, hiçbir zaman darılmamış, nefret filan da etmemişti ondan. Abisi ile birbirlerine karşı besledikleri sevgi, dostluk ve samimiyetlerinden de hiçbir şey kaybetmemişlerdi. Abisinin, kendi olağanüstü ateşli dişiliğinden kaynaklanan, cinsel cazibesinin etkisiyle böyle davranmaktan kendini alamamış olduğuna inandırmıştı kendisini. Bu durumda da, böylesine dayanılmaz bir cinsi cazibeye sahip olduğu için, kendisinin de onun kadar suçlu olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Öyle ya, sonradan tanıştığı bütün erkekler de ona, çok seksi dayanılmaz bir kadın olduğunu söylememiş, onunla birlikte olmak için can atmamışlar mıydı?
Bu kadar cazibeli bir dişi olmasında kendisinin de bir suçu yoktu aslında. Yaratan öyle yaratmıştı işte. Bundan pek memnun olmadığını söylemek de mümkün değildi doğrusu.
Hemşirenin Çığlıkları
Selam sitenizle yeni tanıştım beğeniyle takip ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum.doğruluğuna ve dürüstlüğüne inandığım için hikayemi bu sitede anlatmaya karar verdim.anlatacağım hikayenin her kelimesi gerçeklerle doludur bunun için site yöneticilerine ve üyelerine samimiyetimle delikanlı sözü veriyorum.adım ufuk 24 yaşındayım ankaralıyım ama okulum nedeniyle antalyada bulunuyorum.1.78 boyunda ve 70 kilodayım kumral tenli oldukçada yakışıklıyım.kendini beğenmişlik ve ukalalığı asla sevmeyen birisiyim. ailemin maddi durumu iyi olduğu için burda rahat bir hayat sürüyorum.hatta kendime ait birde arabam var.antalya gibi biryerde arabasız gerçekten olmuyor.bende gezmeyi çok seven birisi olarak hafta sonları antalyanın doğa harikalarını ve türistlik bölgelerini sürekli geziyorum.bundan yaklaşık 3 ay önce bir hafta sonu gezerken ankaradan samimi olduğum murat adlı arkadaşım aradı.hal hatır faslından sonra bana kemerde özel bir hastanede hemşire olarak çalışan bir arkadaşının bulunduğunu adının selin ve 21 yaşında olduğunu kendisiyle tanışmam gerektiğini söyledi.murat telefonda daha önce selinle konuşmuş selinin kendisine kemerde çok sıkıldığını çevreyi birtürlü gezemediğini söylemiş.bunun üzerine murat benden bahsederek benimde antalyada olduğumu ve gezmeyi çok sevdiğimi güvenilir birisi olduğumu ve tanışmamız gerektiğini söylemiş.selinin kabul etmesi üzerine murat beni aradı.selinle önce tanışmak istemedim murat oğlum başımı ağrıtma kız yaramaz çıkar dedim.murat ise tanışmaya değer birisi olduğunu söyleyince bende kabul ettim.selinin nosunu istedim ve aradım merhaba ben ufuk numaranı murattan aldım diyince antalyadaki ufukmu dedi evet dedim.murat senden çok bahsetti müsait olursan kemere gel hem takılır hemde tanışırız dedi.hafta sonuydu zaten müsaitim.eğer sende müsaitsen hazırlanmamla birlikte 1 saate kemerdeyim dedim.selin akşam nöbeti olduğu için gece çalışıyordu tamam gel beni lojmandan alırsın dedi kemeri biliyordum ama lojmanı bilmiyordum.kuzdere diye biryer tarif etti.tamam bulurum saat 14.00 yanındayım dedim ve yola çıktım.kemere gelince petrolin birisine kuzderesini sordum tarif üzerine lojmanın önünde beklemeye başladım.selinin nasıl birisi olduğunu gerçekten çok merak ediyordum.arkadaşım murat selinin güzel bir kız olduğunu sylemişti.kapıda birisi göründü biraz yaklaşınca inanın gözlerime inanamadım gördüğm görüntü beni şok etmişti.uzun boylu açık tenli kilosu çok idaeldi.üzerinde dizlerinin bir karış üstünde siyah dar bir etek kalçalarının çıkıntısı toplu yuvarlak görüntüsü kalçalarının nekadar güzel ve harika olduğunu belli ediyordu.bacaklarında desenli çoraplarıyla harikalar saçıyordu. vucudunda beyaz bir gömlek vardı üsten bir düğmesi açıktı göğüslerine sanki daha önce hiç el değmeiş gibi toplu ve dolgun duruyordu.yüksek topuk ayakkabı giymiş gayri resmi görünüyordu saçları omuzlarında hafif rüzgarın etkisiyle dağılıyordu.selin gerçekten güzel bir kızdı. ben ise yerimde duramıyordum.allahtan bende çok hazırlıklıydım yakışıklı oldğumu belirtmiştim gayette bakımlıydım ama yinede beğenmezse diye çok endişeliydim.nihayetinde arabaya geldi önce binmedi bana bakarak ufukmu dedi evet dedim ve sonra arabaya bindi.dar olan eteğini biraz toplanmıştı bacakları sütün gibiydi çok düzgün ve çok çekiciydi.ben ufuk merhaba dedim.bende selin memnun oldum dedi.çok heyecanlıydım daha önce böylesini görmemiştim huyunu suyunu bilmedğim için tereddütlü davranıyordum selin bunu anlamış olmalıkı rahat olmamı istedi.ama olamıyordum ve seline dönerek rahat olmamı istiyorsunuz ama olmama içim elvermiyor dedim.neden dedi bunun nedeni yok bunun nedeni harika görüntünüz dedim teşşkkür etti sizde tahmin ettiğimden daha yakışıklısınız dedi.murat arkadaşım beni biraz anlatmış olmalıki selinde bu ön yargıya varmış.bende kendisine teşekkür ettim.bana nereye gittiğimizi sordu nereye istersin dedim ben bilmiyorum buraları dedi.bende kemeri iyi biliyordum çamyuva göynük derken en son kelebekler vadisine götürdüm.selinle koyu bir sohbetimiz olmuştu beraberliğimizde.ogün selini irkitmemek için kendisine fazla yaklaşmadım mutlu bir sonla onu tekrar lojmanına bıraktım bana çok mutlu olduğunu ve muhteşem birgün geçirdiğini söyledi bende bunu sağlıyan senin varlığındı diyerek inceden bir meşaj vermiş oldum.tebessüm ederek gülümsedi ve ayrıldık.antalyaya eve gelirgelmez seline mesaj çektim seninle çok mutluydum diyerek. karşılığında cevap gelmedi.heyacanla beklerken banada bir mesaj geldi kusura bakma geç cevap verdim hazırlanıyordum nöbetim için deyince çok rahatladım.sen aklımdaydın bugünü bende düşünüyordum diye yazıyordu.yarın pazardı ben yine müsaittim bunu seline nasıl söyliyim diye düşünürken selinden mesaj.geldi birdaha nezaman geleceksin diye hemen yarın dedim ve gönderdim.selinde sevincini belli ediyordu.nereyi gezmek istersin dedim selinin cevabı antalya side tarafı oldu benim için sorun yoktu tamam dedim.pazar günü saat 9,00 buluşmak üzere sözleştik ama mseajlarımızın ardı kesilmiyordu birbirimize sürekli teşekkür ediyorduk ama ilgimizi yavaş yavaş belli etmeyede başlamıştık.selin kemerde yeni olduğu için kimseyi tanımıyordu ve erkek arkadaşıda yoktu.bunu bıraksam anında kaparlardı bırakma niyetimde hiç yoktu.pazar sabahına kadar selin gece nöbetinde ben ise gece yatağıma uzanarak mesajlaştık.lojmanın önünde selini bekliyordum selin yine muhteşem görütüsüyle kapıda göründü.üzerinde bugün yine dizlerinin üstünde yalnız dar olmayan bol bir etek vardı.sanrım dün arabada rahat oturamadığını düşünmüş olmalıki bol eteği tercih etmişti bacaklarında desenli çorap yoktu bacakları düşündüğümden daha pürüzsüz daha güzeldi sütun gibiydi. üzerinde ise dar bir mavi badi vardı göğüsleri adeta belli oluyordu.arabaya bindiği an öyle güzel parpüm kokusu vardıki o kokuyu içime çekiyordum.selin merhaba canım diyerek yanaklarımızdan öpüşerek selamlaştık artık daha samimiydik.selinin cıplak bacakları yanı başımda benim aletimin kalkmasına neden oluyordu bu durum karşısında utanıyorum benim gözüm yola odaklandığı için selin rahatça çevresine bakıp benim aletin hareketliliğinin farkına kesinlikle varıyordu.yol boyu üzerinde gözlemeciler vardı.durumumu toplamak için durmalıydım çünkü aletimin ineceği yoktu.gözlemecinin birisinde durduk birer gözleme yedik çay içtik yola çıktık.selinin düzgün harika bembeyaz bacakları yine yanı başımda üstüne üstülük etğide biraz toplanmış vaziyetteydi.benim alet yine kalmaya başlamıştı artık manavgata gelmiştik manavgat şelalesini gezdikten sonra selinin uykusuzluğu dikkatimi çekti .gece nöbettten çıkmıştı.senin uykun var istersen seni lojmanına bırakim dedim.karşılığında gerek yok dayanırım dedi.hayır olmaz dedim.tekrar kemere dönmek vaktimizi çok alacaktı istersen benim ev yakın antalyada ben aşağıda takılırım sen çık uyu dedim.güldü öyle şey olmaz dedi.ona güven vermeliydim bir kızı eve çağırmak neyi ifade eder bunu düşünerek evet aşağda takılırım sen çık uyu biraz dedim.hayır sende gel ozaman dedi çok heyecanlanmıştım ama selin sen diğer odada otur ben diğerinde uyurum dedi tamam dedim asansöre binince birden orda ona saldırmak geçti içimden çünkü nefesini nefesimde hisediyordum.6.kata gelince eve girdik selin çok yorgun olmalıki hemen uzandı çek yata.ona bi nescafe yapıp getirdim.kendimede bir bira açtım selin karşımda muhteşem bir görüntü sergiliyordu bana alkölü sürekli kullanıp kullanmadığımı sordu hayır dedim nadir alırım dedim kendisine teklif etmiştim ama kullanmıyordu artık biramda bitmişti seline seni daha yakından izliyebiliymiyim dedim.selin hayır sen diğer odaya dedi boynumu bükerek gidiyordumki selin tamam tamam dur burda dedi.cesaretlenmiştim yanı başına oturmuştum seline dizlerimin üzerine uaznırmısın dedim selininde bana ilgisi artmıştı bunu anlayabiliyordum gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu.selin başını dizlerimin üzerine koyarak uzanıyordu.çıldırmak üzereydim dayanamıyordum selinin eteği iyice toplanmış baldırlarına kadar görünüyordu bacakları adete gel beni ye somur ısır kopart diyordu.bir ara ellerimle selinin saçlarını okşamaya başladım.selin dur bakalım neyapıyosun dedi.ben utancımdan boynumu bükmüş masumca duruyordum selin okşa canım hemende küsermiş diyerek ellerimide tutmaya başladı.seline seni ilk gördüğm andan beri çıldırıyorum sana deliriyorum anlamadınmı dedim selin anlamamış olsaydım yanında olmazdım şimdi diyerek dudaklarımız birden kenetlendi dudaklarımızı ayırmak mümkün değildi selinin dudakları çok ateşliydi bir üst dudağını emiyor bir allt dudağını emiyordum bazen dilini bile yutacak kadar ağzıma alıyordum.hemen selinin üstüne geçip boynunun her karışını yalıyor moratmayaya dikkat ederek emiyordum ama boyun altı arka kısmı saçlarının altında kaldığı için o tarafı çürütmüştüm.selin altımda çıldırıyor saçlarımı okşuyordu sıra selinin göğüslerine gelmişti.gömlek düğmesinin sadece ikisini açtım göğüsler birbirine çok yakın sivri uçları ve toplu haliyle emilmeye hazır halde bekliyordu.daha önce fazla emilmediği belliydi selin hadi erkeğim ye bitir onları diyordu acelem yoktu ben üzerimdeki badimi çıkartım attım.üstüm çıplaktı selin vucudumu emmek istiyordu ben göğüslerine eğildikçe oda ateşli dudaklarıyla omuzlarımı somuruyordu. selinin ellerini başının altına koydum göğüsleri iyice dikilmişti sivri uçları ağzımın içine alıp diğer elimlede selinin diğer ğöğsünü okşuyor sıkıyordum.selin altımda çıldırıyordu bir müddet göğüslerini yaladım hatta bir ara ağzımın içine kadar vakum gibi çektim.artık aşalara inme vaktim gelmişti o muhteşem bacakları mosmor etmeliydim ama görünmeyecek yerlerini.yani amının kenarlarını ve hemen aşalarını.vücudundan yalayarak kiloduna kadar gelmiştim .selinin eteğini çıkartmıyordum çünkü böyle daha sexsiydi.eteğini beline kadar topladım kilodunu yavaşca çıkartıyor çıkarturken görünen heryerini öpüyor kokluyor yalıyordum.selinin iniltileri artmıştı hadi ne bekliyorsun sok artık içime diyordu selin dayanamıyordu.acelem yoktu seline doymalıydım.kilodunu tamamen çıkartmıştım.amı tertemiz ve çok küçüktü belliki selini yırta yırta sikecektim bende deliriyordum.kilodunu ayak parmaklarından çıkardığım için buseferse ayak parmaklarından başlararak sütün gibi bacakları öpüyor hafif hafif ısırıyor ellerimle doya doya okşuyordum selin artık gözlerini kapatmış ne olur yalvarırım sok artık diyordu. o muhteşem küçük ve daracık amına gelene kadar bende iyice kudrmuştum.amını deliler gibi yalıyor iki elimlede o çıkıntılı kaççalarını yoğuruyordum.hatta bir ara kalçalarından sıkıca tutarak başıma amına iyice bastırdım selin çıldırmıştı.hemen pantolonumu ve kilodumu çıkarttı.taşaklarımı ağzına alarak yalamıyor sanki yutuyordu.dilini çok güzel kullanıyor yarrağımı delirmişcesine yalıyordu. yarağımı ağzının içine alıp ağzını öyle bir sıkıyorduki neredeyse boşalacaktım.hemen selini yatağa yatırdım amını bolca tükürüğümle ıslattım yarağım zaten selinin ağzından sulu çıkmıştı selin ne olur yavaş sok diye bir yandanda korku içindeydi.çünkü amı çok küçüktü yarağımın başını selinin bacaklarını yana açarak amına dayadım.artık sokmak için çok sabırsızdım derken başını soktum selin bana sıkıca sarılmış yırtınıyordu.bir hamle daha yaparak yarağımı yarısına kadar soktum selinin amı cayır cayır yanıyordu böyle dar am görmemiştim inanın çok zor giriyordu oysa yarağımın boyuda normaldi.bu beni dahada azdırıyordu.yavaş yavaş derken artık köküne kadar girip çıkıyordum.selin delirmişti çığlık atmaktan gözünden yaşlar geliyordu aynı hareketi tekrar yapıp dolgun kalçalarından tutarak selini iyice kendime çektim selin öyle bağırmıştıki onu böyle mutlu etmek benide ateşliyordu yaklaşık 5 dakka kadar amına girip çıktım selinin hiç hali kalmamıştı bende dayanamayıp artık boşalmak istiyordum selin içine boşalmamı istedi.ben tereddüt ettim selin korka erkeğim ertesi günü ilacı alırım dedi.sonuçta hemşireydi üstesinden gelirdi selinin içine volkan gibi patladım selinde boşalmış bana sımsıkı sarılmıştı.selini birdaha sikktim ama fazla yormak istemedim çünkü zaten çok yorgundu uykusuzdu.artık her hafta sonu ve bazende hafta içi selinle buluşuyor deliler gibi sevişiyoruz.bir sonraki hikayemde selini arkdan nasıl siktiğimi anlatmak istiyorum.samimi ve gerçek dost anlamında tanışmak isteyenler.
Bir Sigaraya Yengemi Sikiyorum
Yengemle ilk defa 2008 yılında sikiştim. İlk siktiğimde yengem daha tazecikti (gerçi şuan da taze). Yengemin boyu 1.75 kilosu da 55 dolaylarında vücudu çok diri göğüsleri ve kalçaları bir mankeni aratmayacak kadar güzel. Üstelik çocuk doğurmuş bir kadın olarak vücudu Süper denebilir.
Abimle yengem 2004 yılında evlendiler. Abim yengemi kaçırıp evlendiği için ailemizle hep beraber kalıyorduk. Ben o sıralarda daha bekardım ve yazları çalışıyordum. Sezon bitti eve geldim.
Zamanımı çoğunlukla evde yengemle birlikte geçiriyordum. Babamla abim çalışıyordu annem de konu komşu derken evde ara ara durmuyordu. Biz de yengemle iyice samimi olmaya dertleşmeye falan başlamıştık. Daha o sıralarda yengeme karşı öyle şeyler düşünmüyordum ama meğerse yengemin aklından çoktan benimle birlikte olmak geçmeye başlamış fakat bana açıkça belli etmiyormuş. Yengem son zamanlarda abimden yana sık sık dert yanmaya başlamıştı. Ben ise yengemin bana olan ilgisinden habersiz yengemi teselli ediyordum. Yine bir gün abimle babam işe gitmiş annem de komşu Mevlüt okutuyordu oraya gitmiş ben yengemle evde yalnız kalmıştım. Yengem evde kimse olmadı mı gizli gizli sigara içerdi. Herkes gidince yengem mutfağa sakladığı sigara paketini aldı geldi paketten bir sigara çıkardı ve yaktı. Ben de “Yenge içme şu mereti!” diyerek ağzından sigarayı aldım ve söndürüp attım.
Yengem “İçecem içecem işte!” diyerek paketten bir tane daha sigara çıkardı. Tam ağzına soktu yakmak üzereyken yine ağzından aldım ve kırıp attım. Yengem paketi kaptığı gibi yatak odasına kaçtı ben de arkasından gittim. Yengem yine paketten bir sigara çıkarmak üzereyken ben busefer paketi yengemin elinden almak istedim. Yengem arkasını döndü ve sigara paketini vermek istemedi. Gayri ihtiyari ben de yengeme arkasından sarıldım ve sigara paketini almaya çalıştım. Yengem elinde sımsımsıkı tuttuğu paketi vermemek için direnerek öne eğildi. Yengemin götü arkaya çıkmış ve benim önüme dayanıyordu. Yengemi arkadan resmen kucaklamıştım ve bende hareketlenmeler olmaya başlamıştı. Yengem paketi vermemek için ben almak için debelenirken birden yatağa kapaklandık. Yengem altımda kalmıştı fakat halen sigarayı bırakmıyordu. Yengem birden sigara paketini kazağının içine göğüslerinin oraya attı ve altımda direnmeyi bırakarak “Hadi al baklım alabiliyorsan!” dedi sinsice gülerek.
Ben de “Alırım valla!” dedim. Yengem “Alamazsın! Al da görelim!” diye beni gaza getirdi. Sigarayı almak için elimi kazağının boğazından içeri soktum. Sigara paketini ararken ister istemez elim yengemin göğüslerine dokunuyordu. Ben de ibnelik yaptım sigarayı aramayı bıraktım ve sütyenin üzerinden resmen yengemin göğüslerini okşamaya başladım. Yengem de sanki bunu yapmamı bekliyormuş gibi altımda gayet relax duruyordu. Ben de yengemin bu rahatlığından cesaret alarak elimi sütyeninin içine soktum ve meme uçlarını elleyip okşamaya başladım. Bu arada yarrağım kazık gibi olmuş ve yengemin tam götünün arasına değiyordu. Yengemin götünü sikiyormuşum gibi kerkinmeye başladım. Yengemin ise heyecandan hiç sesi çıkmıyordu ya da çok hoşuna gidiyordu. Fakat az sonra “Dur! Birisi geliyor!” dedi. Ben korkuyla hemen elimi göğüslerinden çekerek yengemin üzerinden kalktım. Korkudan yarağım inmişti. Fakat gelen giden yoktu. “Hani kimse gelmiyor yalancı!” dedim ve yengeme yeniden sarılarak yengemi tekrar deminki pozisyonda yatağa atmaya çalıştım. Fakat yengem altımdan kurtuldu ve salona doğru koştu…
Yengemi koridorda yakaladım. Yengemin sırtını duvara dayadım sarılarak boynunu ve yanağını öpmeye başladım. Yengem de karşılık verince birden koridorda dudak dudağa öpüşmeye başladık. Yarağım yeniden sertleşmiş busefer amını sikiyormuş gibi kerkiniyordum. İpler kopmuş artık tam sevişmeye başlıyorduk ki birden balkonun demir kapısının gıcırtılı açılma sesini duyduk. Yengem yatak odasına koştu ben de korkuyla hemen tuvalete girdim. Tuvalette sessizce bekleyerek kimin geldiğini duymaya çalışıyordum. Yengemle işimiz yarıda kalmıştı ama o heyecan bile tarif edilmezdi. Birkaç saniye sonra seslerden anladım gelen öbür abimin küçük kızıymış. Ne biçim rahatlamıştım tuvaletten çıktım salona geçtim. Yengem de yatakodasından geldi. Abimin kızıyla yeğenim evde biraz oynadılar ve dışarı gittiler. Yengemle tekrar öpüşmeye başladık. Fakat heran birisi gelebilir diye tedirgindik. Sonra devam ederiz diye öpüşmeyi bıraktık…
Yine birgün yengemle evde yalnız kaldık. Yengem hemen altına uzun etek üstüne de fermuarlı ince hırka gibi birşey giydi geldi yanıma ve öpüşmeye başladık. Yengemin eteğini kaldırdım altında külot yoktu. Yeni traş edilmiş kılsız amı kaymak gibi pas parlaktı. Hırkasının fermuarını açtım sütyen de takmamış göğüsleri muhteşemdi. Hemen göğüslerini yalamaya başladım. Süperdi. Göğüslerini yaladıktan sonra göbeğine ordan da amına indim ve amını uzunca yaladım. Yengem inleyerek ve küçük sarsıntılarla ilk orgazmını olmuş ağzıma boşalmıştı bile. Yengemin amını yalamaya ve amının sularını yutmaya doyamıyordum saatlerce yalayabilirdim. Bir çırpıda soyundum ve yengemle hemen 69 pozisyonuna geçtik. Ben yine yengemin am dudaklarını klitorisini ve amının deliğini yalayıp dillerken yengem de kazık gibi olmuş yarağımı mükemmel bir şekilde yalıyor felaket somuruyordu…
Yengem ağzıma ikinciye boşalmış bu arada benim yarrak ta artık iyice gerilmişti. Artık yengemle sikişme zamanı gelmişti. Hemen pozisyondan kalktık yengemi sırtüstü yatırıp bacaklarını araladım ve bacak arasında yerimi aldım. Yarağımı yavaşça amının ağzına yerleştirip bal kutusuna sokmaya başladım. Yarağım amının dibine ulaştığında yengem gözlerini yumarak inlemeye ve dudaklarını ısırmaya başladı. Yengemin daracık amına felaket gidip geliyordum. İnanılmaz muhteşem birşeydi bu. Yengemin incecik beli kırılacak gibiydi. Bacaklarını yılan gibi belime dolamış içine daha bir hızlı çekiyordu beni. Aynı zamanda öpüşmekten de dudaklarımız şişmiş ve kıpkırmızı olmuşlardı. Yengemin inlemeleri yükselince ben daha da hızlandım ve büyük bir hışımla ikimiz de aynı anda boşaldık. Aslında orgazm olduktan boşaldıktan sonra bir süre daha yengemin amından çıkmak istemezdim ama her an birisi gelir korkusuyla hemen toparlandık giyinip salonda normal bir şekilde oturduk.
İlk defa yengemi böyle siktim. Yengemi siktiğim için abime karşı suçluluk duygusu hissediyordum ancak yengemle birbirimize aşık olmuştuk. Üstelik abimle yengemin aralarında 12 yaş vardı (yengem ozaman 22 abim de 34’di) ve yapıları birbirine hiç uymuyordu. Neyse yengemle her fırsatta birbirini aratmayacak şekilde defalarca birlikte olduk ve sikiştik. 2 yıl sonra ben bir kızla evlendim ve ayrı bir eve taşındım. Bu arada yengemin bir çocuğu oldu. Yengem benden olmadığını söylüyor ama gerçeği söyleyip söylemediğini bilmiyorum. Benim evlenmeme yengemin çocuğunun olmasına rağmen yine her fırsatta yengemle sikişmeye devam ettik. Daha sonra ben karımla birlikte (iş durumundan dolayı) Antalyaya taşındım. Ama her memlekete gittiğimde mutlaka bir fırsatını yaratıp yengemi sikiyordum.
Bir bayramda karım ailesini ziyaret için uçakla memleketine gidince ben de arabayla kendi memleketime ailemin yanına gittim. Bayram ziyaretinden döneceğimde yengem abime “Ben de gideyim çok sıkıldım Antalyada bir iki hafta kalayım değişiklik olur.” dedi. Abim de izin verdi. Akşam üzeri arabaya bindik yengem ile yeğenim arka koltuğa geçtiler ve yola koyulduk. Evden birkaç kilometre uzaklaştıktan sonra arabayı durdurdum ve yengem ön koltuğa geçti. Biraz yol katettikten sonra artık güneş batmaya hava kararmaya başlamıştı. Yengem (yeğenim görmeyecek bir şekilde) camdan dışarıyı seyrederek elini önüme atmış fermuarımı açmış yarağımla oynuyordu. Yeğenim küçük olduğu için pek böyle şeylere aklı ermezdi fakat ben yinede heyecan yapmadan kullanıyordum arabayı. Bir süre sonra hava iyice kararınca yengem kucağıma eğilerek yarağımı yalamaya ve emmeye başladı. Gözüm yolda bir elimle direksiyonu kullanıyor diğer elimle de yengemin kafasını yarağıma bastırıp ağzına köküne kadar almasını sağlıyordum. Çok geçmeden kasılmaya başladım ve yengemin ağzına fışkırarak boşaldım. Döllerimin yarıdan fazlası direkt yengemin midesine gitti kalanlarını da kendisi yuttu.
Yengeme “Torpido’da ıslak mendil var…” dedim. Yengem ıslak mendille önce ağzına yüzüne bulaşmış döllerimi sildi sonra da yarrağımı silerek yarrağımla oynamaya devam etti. Ben sürekli dikiz aynasından yeğenime bakıyordum uyur mu acaba diye. 45-50 kilometre daha yol almıştık ki yeğenim sonunda uyudu. Hemen asfalttan sapıp arabayı Ormanın içine sürdüm. Yoldan epey uzaklaşınca durduk. Dışarısı zifiri karanlıktı. Yengem hemen külotunu çıkardı. Ben de kemerimi çözerek pantolonumla birlikte külodumu aşağı sıyırdım. Yengem demin oynayarak yarağımı yeniden kaldırmıştı fakat tam sertleşmemişti ağzına alarak iyice sertleşene kadar yaladı. Sonra oturduğu koltuktan kucağıma geçti. Geçerken bayağı zorlandı (Hatta geçerken yengeme espiri yaptım ‘Dikkat et vites kolu bir yerine girmesin!’ diye). Yengem üzerime çıktı eliyle yarağımı amına yerleştirip üzerimde deliler gibi zıplamaya başladı. İkimiz de zevkten ve heyecandan bağırmak istiyor fakat yeğenim arkada uyuyor diye sesimizi çıkaramıyorduk. Yengem boynuma kollarını dolayarak zıplamaya devam etti. Yarım saatten fazla sikişip birlikte boşaldıktan sonra tekrar yola koyulduk…
Antalyaya gelmeden bir kez daha saptık Ormana ve sikiştik. Sonunda eve vardık. Bu arada karımın geleceği uçağın iniş saati de gelmişti. Yengemle yeğenimi eve bırakıp gecikmeyim diye doğruca havaalanına devam ettim. Uçak iki saate yakın rotar yaptı. Bilseydim evde yengemi sikmeye devam ederdim. Neyse uçak indi karımı havaalanından aldım eve gittik. Yolda karıma yengemle yeğenimin de benle geldiklerini bizde bir iki hafta kalacaklarını söyledim “Gelmek istediler birşey diyemedim.” dedim. Karım da olaylardan habersiz “Gelsinler canııım misafire gelme denir mi? Hem yabancı değil ya abinin karısı ve yeğenin! Başımızın üstünde yerleri var!” dedi. Eve vardık kısa bir hoş-beş ve sohbetten sonra karım yengemle yeğenimin yatacakları odayı hazırladı. Sonra da odalarımıza çekildik uyuduk…
Sabahları işe servis ile gittiğimizden evden tam saatinde çıkıyorduk. Karım benden önce gidiyordu ben de ondan 1 saat sonra çıkıyordum evden. O bir saati yengemle mükemmel bir şekilde sikişerek değerlendiriyorduk. Üçüncü gün yine karım işe gittikten sonra ben yeğenimi uyandırmadan yengemi kaldırdım ve yatak odasına gittik. Yengem gecelikle ben de daha pijamalarımlaydım hemen soyunduk ve deliler gibi sevişmeye başladık. Yengemi (herzaman karımı siktiğim yatağa) yüzüstü yatırıp hafif götünü yukarı kaldırdım ve arkadan amını sikmeye başladım. Böylesi daha heyecanlıydı. Yengemin amı daha sokar sokmaz ıslanmıştı ve çok geçmeden inleyerek boşaldı ve “Aşkım ben bittim hadi sen de çabucak boşal da servise geç kalma!” dedi. Yengemin omuzbaşını ısırarak kulağına götünü sikmek istediğimi söyledim. Yengem bir an sessiz kalıp “Aşkım ama servise geç kalacaksın!” dedi. Demek ki götten sikmemi yengem de istiyor diye düşündüm…
“Boşver servisi şimdi!” diyerek yatağın başucunda duran karımın kremine uzandım. Yarağımın başını ve yengemin götünün deliğini kremlediğim gibi yengemin götüne soktum. Yarağım girerken yengem bağıracak oldu hemen elimle ağzını kapayıp yengemin götüne pompalamaya başladım. Yengemin götü amından daha dardı yarağım zorlanarak girip çıkıyordu. Göt sikmek am sikmekten daha heyecanlı ve çok daha zevkliydi. Fazla dayanamadım ve yengemin kara kutusuna boşaldım. Servisi kaçırmamak için aceleyle banyoya girdim. Az sonra yengem koşarak geldi ve “Servisin geldi!” dedi pencereden görmüş servisin geldiğini. Yetişemiyeceğim belliydi “Kaçırdım…” deyip yengemle biraz da banyoda seviştikten sonra hemen giyinip evden çıktım. Karım şüphelenmesin diye işe arabayla değil dolmuş ile gittim…
Yengem bizde tam üç hafta kaldı ve bu üç hafta boyunca hep dolmuşla gitmek zorunda kaldım. Yengem aslında daha çok kalacaktı fakat abim telefon açtı “Yeter bukadar Antalyada kaldığın millete yük olma gel artık!” diye yengemi çağırdı. Yengemle sikişmelerimiz okadar sık olmasa bile halen devam ediyor. Ve daha da devam edeceğe benziyor birbirimizi deli gibi seviyoruz…
Hoşçakalın arkadaşlar!
Abimle yengem 2004 yılında evlendiler. Abim yengemi kaçırıp evlendiği için ailemizle hep beraber kalıyorduk. Ben o sıralarda daha bekardım ve yazları çalışıyordum. Sezon bitti eve geldim.
Zamanımı çoğunlukla evde yengemle birlikte geçiriyordum. Babamla abim çalışıyordu annem de konu komşu derken evde ara ara durmuyordu. Biz de yengemle iyice samimi olmaya dertleşmeye falan başlamıştık. Daha o sıralarda yengeme karşı öyle şeyler düşünmüyordum ama meğerse yengemin aklından çoktan benimle birlikte olmak geçmeye başlamış fakat bana açıkça belli etmiyormuş. Yengem son zamanlarda abimden yana sık sık dert yanmaya başlamıştı. Ben ise yengemin bana olan ilgisinden habersiz yengemi teselli ediyordum. Yine bir gün abimle babam işe gitmiş annem de komşu Mevlüt okutuyordu oraya gitmiş ben yengemle evde yalnız kalmıştım. Yengem evde kimse olmadı mı gizli gizli sigara içerdi. Herkes gidince yengem mutfağa sakladığı sigara paketini aldı geldi paketten bir sigara çıkardı ve yaktı. Ben de “Yenge içme şu mereti!” diyerek ağzından sigarayı aldım ve söndürüp attım.
Yengem “İçecem içecem işte!” diyerek paketten bir tane daha sigara çıkardı. Tam ağzına soktu yakmak üzereyken yine ağzından aldım ve kırıp attım. Yengem paketi kaptığı gibi yatak odasına kaçtı ben de arkasından gittim. Yengem yine paketten bir sigara çıkarmak üzereyken ben busefer paketi yengemin elinden almak istedim. Yengem arkasını döndü ve sigara paketini vermek istemedi. Gayri ihtiyari ben de yengeme arkasından sarıldım ve sigara paketini almaya çalıştım. Yengem elinde sımsımsıkı tuttuğu paketi vermemek için direnerek öne eğildi. Yengemin götü arkaya çıkmış ve benim önüme dayanıyordu. Yengemi arkadan resmen kucaklamıştım ve bende hareketlenmeler olmaya başlamıştı. Yengem paketi vermemek için ben almak için debelenirken birden yatağa kapaklandık. Yengem altımda kalmıştı fakat halen sigarayı bırakmıyordu. Yengem birden sigara paketini kazağının içine göğüslerinin oraya attı ve altımda direnmeyi bırakarak “Hadi al baklım alabiliyorsan!” dedi sinsice gülerek.
Ben de “Alırım valla!” dedim. Yengem “Alamazsın! Al da görelim!” diye beni gaza getirdi. Sigarayı almak için elimi kazağının boğazından içeri soktum. Sigara paketini ararken ister istemez elim yengemin göğüslerine dokunuyordu. Ben de ibnelik yaptım sigarayı aramayı bıraktım ve sütyenin üzerinden resmen yengemin göğüslerini okşamaya başladım. Yengem de sanki bunu yapmamı bekliyormuş gibi altımda gayet relax duruyordu. Ben de yengemin bu rahatlığından cesaret alarak elimi sütyeninin içine soktum ve meme uçlarını elleyip okşamaya başladım. Bu arada yarrağım kazık gibi olmuş ve yengemin tam götünün arasına değiyordu. Yengemin götünü sikiyormuşum gibi kerkinmeye başladım. Yengemin ise heyecandan hiç sesi çıkmıyordu ya da çok hoşuna gidiyordu. Fakat az sonra “Dur! Birisi geliyor!” dedi. Ben korkuyla hemen elimi göğüslerinden çekerek yengemin üzerinden kalktım. Korkudan yarağım inmişti. Fakat gelen giden yoktu. “Hani kimse gelmiyor yalancı!” dedim ve yengeme yeniden sarılarak yengemi tekrar deminki pozisyonda yatağa atmaya çalıştım. Fakat yengem altımdan kurtuldu ve salona doğru koştu…
Yengemi koridorda yakaladım. Yengemin sırtını duvara dayadım sarılarak boynunu ve yanağını öpmeye başladım. Yengem de karşılık verince birden koridorda dudak dudağa öpüşmeye başladık. Yarağım yeniden sertleşmiş busefer amını sikiyormuş gibi kerkiniyordum. İpler kopmuş artık tam sevişmeye başlıyorduk ki birden balkonun demir kapısının gıcırtılı açılma sesini duyduk. Yengem yatak odasına koştu ben de korkuyla hemen tuvalete girdim. Tuvalette sessizce bekleyerek kimin geldiğini duymaya çalışıyordum. Yengemle işimiz yarıda kalmıştı ama o heyecan bile tarif edilmezdi. Birkaç saniye sonra seslerden anladım gelen öbür abimin küçük kızıymış. Ne biçim rahatlamıştım tuvaletten çıktım salona geçtim. Yengem de yatakodasından geldi. Abimin kızıyla yeğenim evde biraz oynadılar ve dışarı gittiler. Yengemle tekrar öpüşmeye başladık. Fakat heran birisi gelebilir diye tedirgindik. Sonra devam ederiz diye öpüşmeyi bıraktık…
Yine birgün yengemle evde yalnız kaldık. Yengem hemen altına uzun etek üstüne de fermuarlı ince hırka gibi birşey giydi geldi yanıma ve öpüşmeye başladık. Yengemin eteğini kaldırdım altında külot yoktu. Yeni traş edilmiş kılsız amı kaymak gibi pas parlaktı. Hırkasının fermuarını açtım sütyen de takmamış göğüsleri muhteşemdi. Hemen göğüslerini yalamaya başladım. Süperdi. Göğüslerini yaladıktan sonra göbeğine ordan da amına indim ve amını uzunca yaladım. Yengem inleyerek ve küçük sarsıntılarla ilk orgazmını olmuş ağzıma boşalmıştı bile. Yengemin amını yalamaya ve amının sularını yutmaya doyamıyordum saatlerce yalayabilirdim. Bir çırpıda soyundum ve yengemle hemen 69 pozisyonuna geçtik. Ben yine yengemin am dudaklarını klitorisini ve amının deliğini yalayıp dillerken yengem de kazık gibi olmuş yarağımı mükemmel bir şekilde yalıyor felaket somuruyordu…
Yengem ağzıma ikinciye boşalmış bu arada benim yarrak ta artık iyice gerilmişti. Artık yengemle sikişme zamanı gelmişti. Hemen pozisyondan kalktık yengemi sırtüstü yatırıp bacaklarını araladım ve bacak arasında yerimi aldım. Yarağımı yavaşça amının ağzına yerleştirip bal kutusuna sokmaya başladım. Yarağım amının dibine ulaştığında yengem gözlerini yumarak inlemeye ve dudaklarını ısırmaya başladı. Yengemin daracık amına felaket gidip geliyordum. İnanılmaz muhteşem birşeydi bu. Yengemin incecik beli kırılacak gibiydi. Bacaklarını yılan gibi belime dolamış içine daha bir hızlı çekiyordu beni. Aynı zamanda öpüşmekten de dudaklarımız şişmiş ve kıpkırmızı olmuşlardı. Yengemin inlemeleri yükselince ben daha da hızlandım ve büyük bir hışımla ikimiz de aynı anda boşaldık. Aslında orgazm olduktan boşaldıktan sonra bir süre daha yengemin amından çıkmak istemezdim ama her an birisi gelir korkusuyla hemen toparlandık giyinip salonda normal bir şekilde oturduk.
İlk defa yengemi böyle siktim. Yengemi siktiğim için abime karşı suçluluk duygusu hissediyordum ancak yengemle birbirimize aşık olmuştuk. Üstelik abimle yengemin aralarında 12 yaş vardı (yengem ozaman 22 abim de 34’di) ve yapıları birbirine hiç uymuyordu. Neyse yengemle her fırsatta birbirini aratmayacak şekilde defalarca birlikte olduk ve sikiştik. 2 yıl sonra ben bir kızla evlendim ve ayrı bir eve taşındım. Bu arada yengemin bir çocuğu oldu. Yengem benden olmadığını söylüyor ama gerçeği söyleyip söylemediğini bilmiyorum. Benim evlenmeme yengemin çocuğunun olmasına rağmen yine her fırsatta yengemle sikişmeye devam ettik. Daha sonra ben karımla birlikte (iş durumundan dolayı) Antalyaya taşındım. Ama her memlekete gittiğimde mutlaka bir fırsatını yaratıp yengemi sikiyordum.
Bir bayramda karım ailesini ziyaret için uçakla memleketine gidince ben de arabayla kendi memleketime ailemin yanına gittim. Bayram ziyaretinden döneceğimde yengem abime “Ben de gideyim çok sıkıldım Antalyada bir iki hafta kalayım değişiklik olur.” dedi. Abim de izin verdi. Akşam üzeri arabaya bindik yengem ile yeğenim arka koltuğa geçtiler ve yola koyulduk. Evden birkaç kilometre uzaklaştıktan sonra arabayı durdurdum ve yengem ön koltuğa geçti. Biraz yol katettikten sonra artık güneş batmaya hava kararmaya başlamıştı. Yengem (yeğenim görmeyecek bir şekilde) camdan dışarıyı seyrederek elini önüme atmış fermuarımı açmış yarağımla oynuyordu. Yeğenim küçük olduğu için pek böyle şeylere aklı ermezdi fakat ben yinede heyecan yapmadan kullanıyordum arabayı. Bir süre sonra hava iyice kararınca yengem kucağıma eğilerek yarağımı yalamaya ve emmeye başladı. Gözüm yolda bir elimle direksiyonu kullanıyor diğer elimle de yengemin kafasını yarağıma bastırıp ağzına köküne kadar almasını sağlıyordum. Çok geçmeden kasılmaya başladım ve yengemin ağzına fışkırarak boşaldım. Döllerimin yarıdan fazlası direkt yengemin midesine gitti kalanlarını da kendisi yuttu.
Yengeme “Torpido’da ıslak mendil var…” dedim. Yengem ıslak mendille önce ağzına yüzüne bulaşmış döllerimi sildi sonra da yarrağımı silerek yarrağımla oynamaya devam etti. Ben sürekli dikiz aynasından yeğenime bakıyordum uyur mu acaba diye. 45-50 kilometre daha yol almıştık ki yeğenim sonunda uyudu. Hemen asfalttan sapıp arabayı Ormanın içine sürdüm. Yoldan epey uzaklaşınca durduk. Dışarısı zifiri karanlıktı. Yengem hemen külotunu çıkardı. Ben de kemerimi çözerek pantolonumla birlikte külodumu aşağı sıyırdım. Yengem demin oynayarak yarağımı yeniden kaldırmıştı fakat tam sertleşmemişti ağzına alarak iyice sertleşene kadar yaladı. Sonra oturduğu koltuktan kucağıma geçti. Geçerken bayağı zorlandı (Hatta geçerken yengeme espiri yaptım ‘Dikkat et vites kolu bir yerine girmesin!’ diye). Yengem üzerime çıktı eliyle yarağımı amına yerleştirip üzerimde deliler gibi zıplamaya başladı. İkimiz de zevkten ve heyecandan bağırmak istiyor fakat yeğenim arkada uyuyor diye sesimizi çıkaramıyorduk. Yengem boynuma kollarını dolayarak zıplamaya devam etti. Yarım saatten fazla sikişip birlikte boşaldıktan sonra tekrar yola koyulduk…
Antalyaya gelmeden bir kez daha saptık Ormana ve sikiştik. Sonunda eve vardık. Bu arada karımın geleceği uçağın iniş saati de gelmişti. Yengemle yeğenimi eve bırakıp gecikmeyim diye doğruca havaalanına devam ettim. Uçak iki saate yakın rotar yaptı. Bilseydim evde yengemi sikmeye devam ederdim. Neyse uçak indi karımı havaalanından aldım eve gittik. Yolda karıma yengemle yeğenimin de benle geldiklerini bizde bir iki hafta kalacaklarını söyledim “Gelmek istediler birşey diyemedim.” dedim. Karım da olaylardan habersiz “Gelsinler canııım misafire gelme denir mi? Hem yabancı değil ya abinin karısı ve yeğenin! Başımızın üstünde yerleri var!” dedi. Eve vardık kısa bir hoş-beş ve sohbetten sonra karım yengemle yeğenimin yatacakları odayı hazırladı. Sonra da odalarımıza çekildik uyuduk…
Sabahları işe servis ile gittiğimizden evden tam saatinde çıkıyorduk. Karım benden önce gidiyordu ben de ondan 1 saat sonra çıkıyordum evden. O bir saati yengemle mükemmel bir şekilde sikişerek değerlendiriyorduk. Üçüncü gün yine karım işe gittikten sonra ben yeğenimi uyandırmadan yengemi kaldırdım ve yatak odasına gittik. Yengem gecelikle ben de daha pijamalarımlaydım hemen soyunduk ve deliler gibi sevişmeye başladık. Yengemi (herzaman karımı siktiğim yatağa) yüzüstü yatırıp hafif götünü yukarı kaldırdım ve arkadan amını sikmeye başladım. Böylesi daha heyecanlıydı. Yengemin amı daha sokar sokmaz ıslanmıştı ve çok geçmeden inleyerek boşaldı ve “Aşkım ben bittim hadi sen de çabucak boşal da servise geç kalma!” dedi. Yengemin omuzbaşını ısırarak kulağına götünü sikmek istediğimi söyledim. Yengem bir an sessiz kalıp “Aşkım ama servise geç kalacaksın!” dedi. Demek ki götten sikmemi yengem de istiyor diye düşündüm…
“Boşver servisi şimdi!” diyerek yatağın başucunda duran karımın kremine uzandım. Yarağımın başını ve yengemin götünün deliğini kremlediğim gibi yengemin götüne soktum. Yarağım girerken yengem bağıracak oldu hemen elimle ağzını kapayıp yengemin götüne pompalamaya başladım. Yengemin götü amından daha dardı yarağım zorlanarak girip çıkıyordu. Göt sikmek am sikmekten daha heyecanlı ve çok daha zevkliydi. Fazla dayanamadım ve yengemin kara kutusuna boşaldım. Servisi kaçırmamak için aceleyle banyoya girdim. Az sonra yengem koşarak geldi ve “Servisin geldi!” dedi pencereden görmüş servisin geldiğini. Yetişemiyeceğim belliydi “Kaçırdım…” deyip yengemle biraz da banyoda seviştikten sonra hemen giyinip evden çıktım. Karım şüphelenmesin diye işe arabayla değil dolmuş ile gittim…
Yengem bizde tam üç hafta kaldı ve bu üç hafta boyunca hep dolmuşla gitmek zorunda kaldım. Yengem aslında daha çok kalacaktı fakat abim telefon açtı “Yeter bukadar Antalyada kaldığın millete yük olma gel artık!” diye yengemi çağırdı. Yengemle sikişmelerimiz okadar sık olmasa bile halen devam ediyor. Ve daha da devam edeceğe benziyor birbirimizi deli gibi seviyoruz…
Hoşçakalın arkadaşlar!
12 Mayıs 2013 Pazar
http://www.facebook.com/koray.memnuneder.5
http://www.facebook.com/koray.memnuneder.5 face book adresimizi ekleyin sayfamıza bayan adminler alınacaktır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)