3 Aralık 2013 Salı

stajerken patronuma verdim.

Henüz 17 yaşındayım, Adım Sumru Ticaret lisesinde okuduğum için bir muhasebe firmasında staj yapıyorum. size anlatmak istediğim olay yaklaşık 1 ay önce başımdan geçti. çevremde oldukça güzel olduğum söylenir. 1.70 boyundayım sarışın ve yeşil gözlüyüm. bu iş yerinde eylül ayı gibi çalışmaya başladım. bütün stajyerlerin yaptığı gibi fotokopi filan çekiyor ve patronun telefonlarına filan bakıyordum. Bizim patron biraz bitirim bir adam genç sayılır herhalde 36-37 yaşlarında filan ama yapılı vücutlu ve oldukça esprili bir adam. adı erkan. haftanın üç günü işyerine 2 günü de okula gidiyorum. O hafta erkan bana “hafta sonu çalışabilirmisin dosyalanacak biraz fazla evrak var” dedi. bende haliyle kabul ettim. cumartesi sabah erkenden büroya gittim. erkan benden sonra geldi. beni görür görmez gülmeye başladı.( ) “yaaa hayallah neden okul formanla geldinki ?” diye sordu. normal giyinip gidileceğini bilmediğim için ben herzamanki gibi okul formamla gitmiştim o gün. o ise gayet sporgiyinmişti eşofman takım giymişti. işe başladık. dosyaları indiriyor çeşitli evrakları içine yerleştiriyor ve tekrar dolaba kaldırıyorduk. alt rafların işlemlerini oldukça kolay yapmıştım sıra üst raflara gelmişti. uzanınca yetişemediğim için arka odadaki merdiven şeklindeki sandalyeyi aldım. bu sırada erkanda yerde oturmuş evrakları ayırıyordu. benim üzerimde okul forması olduğu için kirlenmesin diye bana dosyaları indirme işi düşmüştü. sandalyenin üzerine çıktım zaten topu topu açıldığında 3 basamak filan oluyordu. uzanıp dosyaları almaya ve masanın üzerine koymaya başladım. kısa bir süre sonra erkanın hiç sesini çıkarmadığı dikkatimi çekti. arkamı dönüp erkana baktığımda oturduğu yerden başını kaldırmış bacaklarımı seyrettiğini gördüm. hemen eteğimi topladım çok utanmıştım. “neden kapıyorsunki zaten beş dakikadır seyrediyorum. utanacak bişi yok. ayrıca oldukça güzel bacakların var” dedi erkan. çok utanmıştım. “yani hiç aklıma gelmedi oradan bakacağınız” dedim. “benimde aklıma gelmemişti sumrucum ama göründü bir kere bırak görünmeye devam etsin” dedi ve ayağa kalktı. giymiş olduğu eşofmanın önündeki şişlik bir anda gözüme ilişti. dahada çok utanmıştım. yanıma yaklaştı ve elimi tutup “sen çok güzel bir kızsın bunun değerini bil” dedi. Sonra saçlarımı okşarcasına tutup arkaya doğru attı. ensemden tuttu ve kendine doğru yaklaştırdı. ne yapacağımı şaşırmıştım. uzanıp dudaklarıma dudaklarını dokundurdu. ilk defa biri ile öpüşüyordum. utancımdan kıpkırmızı oldum. dudaklarını ayırmadan “bunda utanılacak bişi yok sakin ol yeter” dedi ve öpmeye devam etti. sesim çıkmıyordu. tutmuş olduğu elimi eşofmanının önüne değdirmeye başladı. ilk kez öpüşüyor ve ilk kez bir erkeğin aletine elimi dokunduruyordum aletinin üzerindeki elimi bırakıp gögüsümü okşamaya başladı erkan. bir yandan da öpmeye devam ediyordu. ensemdeki elini kalçama götürüp popomu okşamaya başladı.( ) ne yapacağımı bilmiyor ve şaşkınlıkla olan biteni takip etmeye çalışıyordum. “okşa beni” diye hırıltılı bir ses çıkardı. aletinin üzerindeki elimi açıp eşofmanın üzerinden aletini avuçladım. sanırım yapmamı istediği buydu. biraz daha öpüştükten sonra “içerden” dedi yine hırıltıyla. anlayamamıştım. erkan da anlamadığımın farkına vardı zaten biraz geri çekildi ve eşofmanını aşağıya indirdi. içine birşey giymemişti. düzeldiği zaman önündeki kocaman aletini gördüm. kafamı çevirdim hemen. “şeeeyyy erkan ben böyle bişi yapamam lütfen yapmayalım” diye yalvardım. “korkma küçük kız bişi yapmayacağım sadece biraz eğleneceğiz” dedi. “ben ben daha önce yani hiç yapmadım ne olur giyin bak ben yapamayacağım” dedim bu sırada gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. gözlerim kapalı erkana bakmıyordum. saçlarımda bir el hissettim nazikçe saçlarımı okşuyordu. kafamı çevirdim hafifçe ama başım önüme eğikti. gözlerimi açtığımda giyinmediğini o koca aletinin dışarıda olduğunu gördüm. beni kendine doğru çekti ve çenemden tutup kafamı kaldırdı. “sen isteyene kadar hiç birşey yapmayacağım ama buraya kadar geldikten sonra biraz daha devam edelim olur mu ?” diye sordu. “ama ben korkuyorum” dedim ağlamaklı titrek bir ses tonu ile. bir öpücük kondurdu tekrar dudaklarıma. “sen hiç merak etme canın hiç yanmayacak” dedi. Elimi tutup aletini tutturdu. sıcacıktı. ellerim terlemişti. bileğimden tutup elimi ileri geri oynatmaya başladı aletinin üzerinde. aletinin üzerinde elimi dolaştırırken garip sesler çıkarıyordu. inlemeyle karışık. sonra belimden tuttu ve yavaşça yere yatırdı kendiside yanıma diz çöktü. elleri bacaklarımın üzerinde dolaşmaya başladı. artık korkunun yerini garip bir his kaplamıştı. heyecan ve tedirginlik dolu bir his. bacağımı okşarken eteğimi sıyırdı kalçama kadar. çorabımın üzerinden okşamaya devam ediyordu. “çok küçüksün çok güzelsin” diyip duruyordu bir yandanda. elinin baldırımda dolaşması hoşuma gitmeye başladı. sonra kukumun üzerine koydu elini. çok ani ama çok nazik bir şekilde. ister istemez inledim ve bacaklarımı birbirine yaklaştırdım. kapalı apış aramdan elini sokup aşağı yukarı oynatmaya başladı. gittikçe hoşlanıyordum bu işten. bir yandan kukumu okşarken uzanıp beni öpmeye başladı. ister istemez karşılık vermeye başladım öpücüklerine. yaptığıma inanamıyordum ama çok hoşuma gitmişti. elini yukarı çıkarıp çorabımdan içeri soktu elinin sıcaklığını vücudumda hissetmeye başladım. bacaklarımı araladım biraz öpüşmeye devam ediyorduk saçlarını okşamaya başladım. eli çok daha rahat hareket etmeye başladı kukumun üzerinde ıslanmış olduğumu hissetmeye başladım parmakları kıllarımın arasında dolaşıyordu. “üstündekileri çıkarmak istermisin ?( ) ” diye sordu. küçücük bir gülücük ile kafamı evet anlamında salladım. kenara çekildi. ayağa kalkıp gömleğimi ve okul eteğimi üzerimden çıkartırken beni seyrediyordu. bir yandan da aleti ile oynuyordu. çorabımı çıkartırken yanıma emekledi ve çorabı tutup aşağıya indirmeye başladı. tamamen çıkardıktan sonra uzanıp bacaklarımı öpmeye ve okşamaya başladı. külodumun üzerinden amımı öpüyor ve kokluyordu. “çok güzelsin çok güzelsin” diyordu bir yandan da. elini yukarı uzatıp sütyenimin üzerinden mememi okşamaya başladı. Amıma burnunu sürtüyordu sıcak nefesi sırılsıklam olan apış aramda rüzgar estiriyordu sanki. “bundan sonrasını istersen çıkar ama istemiyorsan kalabilir” dedi. çok nazik davranıyor ve ben bişi istemeden olamaması için çalışıyordu. “sen çıkar istiyorsan” dedim. devamı gene de yazacağım..

1 Aralık 2013 Pazar

Dershanede Öğrencimle Sikişirken Yakalandık! (Seda 34 Y., İstanbul / Türkiye)

Selam, ben Seda, İstanbulda özel bir dershanede Rehberlik Öğretmeniyim ve evli bir hatunum. Biraz kendimden bahsedeyim, beyaz tenliyim, hafif balık etliyim, boyum 1.73, kilom 65, herkesin sütün gibi dediği güzel bacaklara sahibim. Bundan yaklaşık 10 gün önce dershanede odamda çalışıyordum. Üzerimde eteği dizimin 1 karış üzerine gelen bir turuncu elbise ve elbiseyle uyumlu turuncu parlak ayakkabılarım vardı. Hava sıcak olduğu için çorap giymemiştim. Gün boyu erkek öğrencilerin gözü üzerimdeydi. Doğrusunu söylemek gerekirse bundan çok zevk alıyordum. Bir ara, aşağıya idareye ders çizelgesini götürmeye gittim. Tekrar odama çıkarken, adı Batuhan olan öğrencimi gördüm ve selam verip merdivenlerden çıkmaya başladım. Batuhan da arkamdan çıkıyordu. Tam yolu yarılamıştım ki, kat arasındaki boy aynasından Batuhanın yansımasını gördüm. Telefonunu eteğimden aşağı tutmuş, altımı kameraya alıp, bir yandan da içime bakmaya çalışıyordu. Ben bozuntuya vermeyip odama geçtim. Batuhanın bu davranışı beni son derece tahrik etmişti ve amım sulanmaya başlamıştı. Ne yapıp edip Batuhana kendimi siktirtmeliydim. Hemen sınıfına gidip, Batuhana, çıkışta yanıma gelmesini söyledim. O da sorular olduğunu, geç çıkacağını, yarın gelebileceğini söyledi. Ben de, saat kaç olursa olsun bekleyeceğimi, meselenin çok mühim olduğunu söyledim ve odama döndüm. Batuhan uzun boylu, beyaz tenli, saçları hafif uzun, sarışın, yakışıklı ve filinta gibi çocuktu, arada sırada yanıma gelir ve konuşurduk. Ama yanıma hep etek giydiğim zaman gelirdi. Anlayacağınız dershanenin en abaza öğrencilerinden biriydi. Batuhanın gelmesine yakın külodumu çıkarttım ve çekmeceme koydum ve amımla oynayarak beklemeye başladım. Kapı tıkladı, kalktım açtım. Batuhan sonunda gelmişti. Hemen, “Geç otur bakalım!” dedim ve ardından kapıyı kapatıp kilitledim. Batuhan şaşırmış vaziyette, “Ne oldu hocam? Niye kilitlediniz kapıyı?” dedi. Ben de, “Bu saatte dersanede sadece bekçi kaldı, ama yine de güvenemiyorum, bu konu çok önemli!” dedim, geçtim Batuhanın karşısındaki koltuğa oturdum ve bacak bacak üstüne attım, biraz da eteğimi yukarı sıyırdım. Batuhan kaçırır mı? Hemen bacaklarıma bakıyordu. “Bacaklarımı beğendin mi canım?” dedim. Batuhan biraz kısık sesle, “Çok güzeller hocam!” dedi. Ben de, “İşte tam bu konuyu konuşmak için seni çağırdım!” dedim. “Nasıl yani hocam?” dedi. “Seni bu gün beni etek altı videoya alırken gördüm!” dedim. Batuhan hemen kendini savunmaya başladı. Ben de, “Aaaa Batuhancığım bahane uydurma, alan razı veren razı!” diyerek, eteğimi belime kadar sıyırdım. Külotsuz olduğumu gören Batuhanın siki anında çadırı kurdu. Ben de, “Oooo senin ufaklık anında ayaklandı!” dedim. Batuhan da, “Yakından görmek istermisin hocam?” dedi ve sözünün bitmesiyle sikini bir hamlede çkarıp ağzıma dayadı. Ben de hemen taşaklarını avucuma aldım ve ovalamaya başladım. Bir yandanda sikinin ucunu somuruyordum. Batuhan da bacaklarımı elleyip, amıma parmak atıyordu. Batuhann siki tam kalktığında ben şoke olmuştum, 17 yaşındaki bir çocuğa göre bir hayli büyük bir siki vardı. Böylece 5 dakika yaladıktan sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve ateşlice öpüşüyorduk... Sonra masama domalttı beni ve arkama geçip, sikini amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. O pozisyonda ayağımda ayakkabılarla rahat değildim, ayakkabılarımı çıkarıp, yeniden masaya domaldım ve “Oynama, sok hadi!” dememle, sikini amıma köklemesi bir oldu. Ben çığlık atmamak için dudaklarımı ısırdım ve seri seri nefes alıp vererek, kısık kısık inlemeye başladım. Amımı sert sert ve hızlı hızlı sikerken ben ikinci Orgazmımı yaşıyordum, ama Batuhanda halen tık yoktu, çocuk tam bir sikiş makinesiydi. 9-10 dakika sonra kapım tıklandı. Bekçi ne zaman çıkacağımı sordu. Batuhan amıma köklemiş halde hareketsiz beklerken, bekçiye yarım saate çıkacağımı söyledim. Bekçi de, “Tamam hocam!” diyerek uzaklaştı kapıdan. Batuhan 5 dakika daha amımı pompaladıktan sonra sikini amımdan çkarıp ağzıma verdi ve ağzıma patladı. Döllerinin hepsini yuttum... Siki inmemiş, halen kazık gibi duruyordu. Az biraz soluklandıktan sonra beni belimden tutup tekrar domalttı. Bu sefer sikini götüme dayadı. Ben hemen olmaz dedim. Ama Batuhan dinlemiyor, “Her gece sikme hayallerini kurup 31 çektiğim bu götü illa sikecem hocam!” diyordu. Batuhanın yoğun isteğini kıramadım ve peki dedim. Daha doğrusu, kendimden kaç yaş küçük yakışıklı bir gencin götüme duyduğu hayranlık gururumu okşamış, dişiliğimi tetiklemişti. Çantamdan el kremimi çıkarttım ve sikini kremledim, biraz da götümün deliğine sürdüm. Batuhan arkama geçti ve hafifçe sikini götüme iteklemeye başladı. Ben daha, “Yyavaşşş!” demeye kalmadan, az önce amıma yaptığı gibi, aniden götüme kökledi. Sanki götüm ortadan yarılmıştı, çok acıyordu ve acıdan altında kıvranıyordum. Batuhan hepsini sokmuş, sert ve hızlıca sikiyordu götümü. 10 dakika sonra sarsılarak, bu kez de götüme boşaldı. Tam boşalırken siki öyle çok şişmişti ki, sikinin damarlarını götümün derinliklerinde hissedebiliyordum. Sikini götümden çkardığında sikinin ucunda biraz kan vardı. Islak mendille kanı sildim ve oturup birer sigara yaktık, dinlendik. Ama Batuhanın azgınlığı geçmemişti, daha sigaralarımız bitmeden siki yeniden kalkmıştı. Sikini sıvazlayarak, bana ayakkablarımı giymemi ve masaya oturmamı söyledi, “Seni öyle sikecem!” dedi. Ben de dediğini yaptım. Bacaklarımın arasına yanaşıp, beni masama sırtüstü yatırdı ve bacaklarımı iki yana açarak yukarıya kaldırdı, sikini yavaşça amıma kökledi ve sikmeye başladı. Bir yandan ayak bileklerimi ve topuklarımı yalıyor, beni becerirken de, ne kadar güzel bacaklarımın olduğunu söylüyordu. Boşalmasına yakın tempoyu arttırmıştı. Taşakları sürekli götümün deliğine çarpıp şak şuk ses çıkartıyordu. Ben kaçıncı Orgazmım olduğunu saymıyordum artık. Çok geçmeden bağıra bağıra içime boşaldı... Batuhanın sikini amımdan çıkardığında, ucu mosmor olmuştu ve halen dimdikti. Nerdeyse birdaha sikecekti, o derece yani. Batuhan, “Hadi toparlanalım artık canım, bekçiye görünmeden çıkalım!” diyerek çekmeceden külotumu aldım giymek için. Fakat külodumu elimden kaptığı gibi, “Seni bu akşam bırakmam hocam, evine gidelim orda devam edelim!” dedi. Ben de, “Olmaz, kocam evde canım!” dedim. “Kalk ozaman seni son olarak bizim sınıfta sikecem!” dedi. “Saçmalama Batuhan, yeter, bitirdin, mahvettin beni! Hadi çık, herkes evine!” dedim... Yalvaran gözlerle, “Nolur hocam, sadece 2 dakika! Fantazilerimde olduğu gibi, sizi sınıfta, kendi sıramda, 2 dakika bile olsa sikeyim!” dedi. Pek gönüllü olmasam da toparlanıp onu takip ettim, sınıfa geldik. Batuhan pantolonunu sıyırdı ve sırasına oturdu. İsteği üerine ben de eteğimi sıyırıp sikinin üzerine oturdum ve zıplamaya başladım. Batuhan da alttan amıma köklerken, aniden kapı açıldı ve “Oooo Seda hanım, kolay gelsin, seni böyle bilmezdim!” diyerek bekçi içeri girdi. Ben şaşkınlıktan ne yapacağımı bilmeden, korku ve utançla, Batuhanın yarağı üzerinde kalakaldım. Batuhanın da ödü bokuna karıştı. İçimden (Şimdi boku yedik! İkimizi de dersaneden atarlar kesin!) diye geçirirken, o anda olay beklemediğim bir şekil aldı, bekçi iyice yanımıza yaklaşarak, “Benden sır çıkmaz Seda hanım, yarım bırakmayın, lütfen devam edin!” diyerek, sikini bir hamlede çıkarıp elime verdi... Ben bekçinin sikini okşarken, Batuhan içime boşaldı ve altımdan çıktığı gibi toparlanıp, arkasına bile bakmadan kaçtı gitti. Sınıfta bekçiyle tek başıma kalmıştım, mecburen ona da (Sus Payı) verecektim. Bekçinin sikini ağzıma alıp biraz yaladıktan sonra, sıranın üstüne domaldım. Bekçi de, 1 seferi amıma, 1 seferi götüme olmak üzere, 2 posta attıktan sonra, öpüşüp ayrıldık... Artık her Çarşamba akşamı, dersanede kimse kalmayınca, Batuhanla birlikte, bekçinin odasında (orda Çekyat olduğu için) sikişmeye başlıyoruz. Bekçi de binayı kontrol edip, dış kapıları kilitledikten sonra geliyor, bize katılıyor! Hepinizi öpüyorum.

Beyzaya Grup Yaptık Amını Götünü Dağıttık! (Ahmet 19 Y., Kayseri / Türkiye)

Beyzaya Grup Yaptık Amını Götünü Dağıttık! (Ahmet 19 Y., Kayseri / Türkiye) Merhaba arkadaşlar. Çıktığım kız Beyza, balık etli ve esmer güzeli biri. Yaklaşık bir senedir çıkıyoruz, fırsat bulduğumuz her yer ve zamanda sikişiyoruz. Bazen de sikişirken, heyecanı artırmak için kendimizi videoya kaydediyorduk. Selim ve Murat yakın arkadaşlarımdır. Her şeyimi onlara anlatırım, onlar da bana anlatırlar. Onlara Beyza ile yaptıklarımı da anlatırdım, kızı amdan götten siktiğimi bile, ama videoya aldığımı söylemezdim. Bir gün yanlışlıkla herşeyi videoya çektiğimi ağzımdan kaçırdım. Tabi olanlar da bundan sonra oldu... Bizim ibneler, “Ahmet oğlum lan, bu videoları kullanarak Beyzayı grup halinde sikebiliriz!” dediler. Bu fikir benim de hoşuma gitti doğrusu. Ama Beyza grup sikişini kabul edecekmiydi diye düşünüyordum. Beyzayı aradım ve hemen bize gelmesini söyledim. Biz de o arada hazırlık yapıyorduk evde. Herneyse, sonunda Beyza geldi, kapıyı çaldı. Murat ve Selim diğer odaya geçtiler. Ben Beyzayı içeriye aldım. İlk önce biraz konuştuk, sonra onu öpmeye başladım. Üstünde beyaz bir gömlek ve pantolonu vardı. Gömleğini çıkardım attım, sonra o koca göğüslerini sütyenin içinden çıkardım ve yalamaya başladım. Sonra pantolonunu soydum, külotu sulanmıştı. Amının suları akıyordu resmen. Külodunu da çıkartıp attım ve amını yalamaya başladım. Ardından hemen ben de soyundum ve sikimi ağzına verdim. Çok güzel yalıyordu. Öyle bir somuruyordu ki anlatamam. Birkaç dakika içinde boşaltıverdi beni oruspu... Tam o anda anlaştığımız üzere, Murat ve Selim sırıtarak geldiler yanımıza. İbneler çadırları kurmuşlardı bile. Beyza hemen eliyle amını kapadı, külotunu ararken bana, “Ahmet ne oluyor? Çabuk anlat bana!” dedi. Ama bunu derken başına gelecekleri biliyordu ve kaçınılmazdı. Ben de, “Grup yapacağız aşkım, üçümüzle birden sikişeceksin! Yoksa biliyorsun, videolar elimde, istenmeyen olaylar çıkar!” dedim. Beyza pek istemese de kabul etti. Bizim ibneler 2 saniye içinde soyunmuşlardı bile. Sonra sikmeye başladık Beyzayı. Selim ağzına veriyor, Murat sikini Beyzanın götüne sokuyor, ben de amına sokuyordum. Üç deliği birden sikiyorduk. Beyzanın çok fazla acı çektiği yüzünden belliydi, ama bağıramıyordu, ağzındaki Selimin siki sayesinde. Her bağırmaya çalıştığında, Selim sikini boğazına kadar geçiriyordu... Sonra pozisyon değiştik. Selim amına girdi, ben götüne, Murat da ağzına sokuyordu. Hepimizin pili bitene kadar siktik Beyzayı, sonra üçümüz de sırayla Beyzanın ağzına yüzüne boşaldık. Beyzanın ağzı yüzü, gözü burnu yoğurt dökülmüş gibi bembeyaz olmuş, döllerimiz çenesinden göğüslerine süzülüyordu. Hep beraber duşa girdik temizlendik ve orda da birer posta amlı götlü siktik Beyzayı. Sonrasında herkes evine gitti... Beyza bir hafta ne mesaj attı, nede aradı beni. Sonra kendi aradı beni ve bir ton küfür etti bana, “Amımı götümü dağıttınız lan orospu çocukları!” diyordu. Halen doğru düzgün götünün üzerine oturamıyormuş. “Ama sızılarım geçtikten sonra birdaha yapabiliriz!” dedi. Ben de şaşkınlıkla, “Tamam!” dedim. Şimdilerde her fırsat bulduğumuzda Beyzaya grup yapıyoruz :))

Bir Günde Kendimi Kimlere Siktirdim! (1) (Tuğçe 22 Y., İstanbul / Türkiye)

Mrb arkadaşlar. Ben Tuğçe, 22 yaşındayım, İstanbulda bir üniversitede okuyorum. Baştan söyleyim, sekse çok düşkünüm. Yaşadığım heycanlı sikişmeleri, burda benim gibi sekse meraklı olan sizlerle paylaşmak düşüncesi açıkçası beni tahrik ediyor. Aynı zamanda yaşadığım inanılmaz anları burda kalıcı kılmak, defalarca okumak ve okurken de tekrar tekrar orgazm olmak istiyorum. Dilerim siz de hikayemi okurken defalarca boşalırsınız! Yakınlarım beni çok tatlı olarak tanımlarlar. Çoğuna göre ben erkeklerin bir içim su diye tabir ettikleri kızlardanım. Esmerim, gözlerim de kahverengidir. Kalçalarım nefis diriliktedir. Bacaklarımın çok hoş olduğunu erkek arkadaşlarım itiraf etmişlerdi. Göğüslerim de yeterince dolgundur. Zaten bu halimden ve aşifteliğimden Lisede de birkaç yaramazlığım olmuştu. Hikayem geçen sene Mayıs ayında geçiyor. Okuduğum üniversitenin bahar şenlikleri başlamıştı. Bir akşam arkadaşlarla okuldaki bir konsere gidecektik. O gün tüm vaktimi hazırlanmayla geçirdim. Biz kızlar böyle fırsatları kaçırmayız ve hem erkeklerin bakışlarını çekmek, hemde diğer kızları kıskandırmak için, süslenir püslenir, açılır saçılırız. Ben de o gün tek parça, dizimin 5-6 parmak üstünde biten hafif göğüs dekolteli turuncu elbisemi giymiştim. Siyah parlak çoraplarımla birlikte ayağıma Babetlerimi giymiştim. Bordo rengi iç çamaşırlarımla kendimi süper hissediyordum. Otobüse bindiğimde şanslıydım ki, oturacak yer bulmuştum. Orta kapının hizasındaki boşluğun hemen bitişiğinde, sol taraftaydım. Yanımda bir kadın oturuyordu. Otobüse binen herkes beni görebiliyordu. Elbisemin yapısından dolayı oturunca eteğim baldırlarımın yukarısına kadar çıkmıştı. Açıkçası günümdeydim ve umrumda değildi, bacaklarımı kapatmadım. Hemen önümde, ayakta, 40 yaşlarında bir adam beni süzüyordu. Çok yakışıklı, ama biraz paspal biriydi. Ruhumdaki fahişe ortaya çıkmıştı, bacak bacak üstüne attım ve dışarıyı izlemeye koyuldum. Bacaklarımı salladıkça adam derin derin bacaklarımı baldırlarımı süzüyor ve kimbilir nasıl kuduruyordu... Bir süre sonra yanımdaki bayan kalktı ve direk adam yanıma oturdu. Biraz iri yapılı olduğundan ve eminim bacaklarımın nefis görüntüsünden dolayı, bana çok yakın oturdu, ama temas etmiyordu. Ben bacaklarımı sallamaya devam ediyordum. Bacak bacak üstüne attığımdan ve bacaklarımı salladığımdan dolayı eteğim de hareketleniyor ve nefis bir görüntü oluşturuyordu. Bir süre sonra otobüs kalabalıklaşınca sıcakladım. Önümdeki pencereyi açmak için ayağa kalkıp, önümdeki tutunma demirinin üzerinden eğildim ve camı ittirdim. Yerime oturduğumda sağ bacağım adamın sol bacağına resmen yapıştı. Demek ki ben ayağa kalktığımda benim tarafıma iyice kaymıştı. Gerçekten bunu beklemiyordum, ama akıllı biriydi. Bana direk bacağını yaslamak yerine resmen ben adamın kucağına oturmuş gibiydim... Bacak bacak üstüne atıp tekrar sallamaya başladım. Ben salladıkça bacağım adamın bacağına sürtüyordu. Bir süre sonra adam gazete açtı ve okumaya başladı. Ancak sol elini, gazeteyi de tutarak, bacağımın üstüne koymuştu. İnanamıyordum, otobüs gibi halka açık bir yerde herifin biri resmen beni taciz ediyordu. Fıstık gibi bir kızın hem bacağına yapışmış, hem de elliyordu. Abartmıştım sanırım. Trafik felaketti. Otobüs okulumun önüne gelince inmek için ayağa kalktım. Adama gülümseyerek, “Pardon!” dedim. Yüzüme baktıktan sonra yerinden kalkmadan, “Buyrun!” dedi ve soluna doğru bacaklarını çekti. Yapacak bir şeyim yoktu. Bu adama daha fazlasını vermeliydim. Ellerimi dirseklerimden hafifçe kaldırarak arkamı da adamın omzuna sürtünerek geçiyordum. Adam da eteğimin altına doğru elini yaklaştırmıştı. Ben geçerken parlak çoraplı taş gibi bacaklarımda elini gezdirdi. Tam o sırada otobüs ani bir fren yaptı ve ardından tekrar gaz verdi. Dengem bozulmuş damın kucağına düşmüştüm. Şoför sürekli gaz verip frene bastığından yerimden kalkamıyordum, çünkü yokuştaydık. Adamın popomdaki eli kalçalarımı resmen yoğuruyordu. Sesimi çıkarmadım, ona dönüp, “Pardon... kalkamıyorum!” dedim. “Önemli değil!” dedi. Yaklaşık 3-5 saniye boyunca otobüste elin adamının kucağındaydım ve kıçımı yoğuruyordu. Üstelik elbisemde iyice yukarı çıkmıştı. Yerimden kalkarken adamın malum bölgesinden destek aldım. Siki taş gibi olmuştu. Neyse otobüsten indim. Ama farkedemediğim bir şeyse, otobüsten o adamın da inmesiydi. Arkadaşlarıma buluştum. Okula girdik. Konserden önce içki içip rahatladık. Grubumuzda erkekler de vardı. Hepsi beni ve diğer kızları süzüyordu. Açıkçası diğer kızlar da süperdi. Ayça mini şort, üstüne yakası bol tişört ve altına parlak çorap, Funda ise incecik bir tayt ve üstüne büstiyer giymişti, götü ortadaydı. Kızlar benden seksilerdi, kıskanmıştım. Erkekleri etkilemek için, erkeklerin yaptıkları esprilere onlara dokunarak gülüyor, yürürken önlerinden gidiyor ve kıvırtıyor, onlar konuşurken parlak rujlu dudaklarımı dilimle ıslatıyordum. Konser öncesi karnımız acıkmıştı. Cafe’de bir masaya oturup yemeklerimizi yiyorduk. Yanıma erkeklerden biri oturmuştu. Ben farkettirmeden bacaklarımı iyice sıyırmıştım, eteğim kalçalarımdaydı. Yemek yemeye başladığımızda yanımdaki erkek bir anda elini bacağıma attı ve okşamaya başladı. Ben tepkisizdim. Masanın altında bacaklarımı okşuyor, beni benden alıyordu ve kimse bunu görmüyordu... Eli bacaklarımdan yukarıya doğru çıktı ve elini eteğimin içine daldırıp amımı okşamaya başladı. Zaten otobüsten beri ıpıslaktım, bu hareketle resmen akıyordum. Beni yaklaşık iki dakika boyunca okşadı ve hiç çaktırmadı. Bu böyle olmayacaktı. Uzun süredir seks yapmıyordum. Çocuk çok yakışıklıydı ve benim kafam güzeldi. Kendimi hemen orada ona vermeliydim. Ama orospuluğum üzerimdeydi. Bacağımı herkesin önünde kaldırıp çocuğun bacağının üstüne attım. Elini hemen çekti. “Ya Eren dizim çok ağrıyor, sen biraz bana masaj yapsana!” dedim. Herkes bana bakıyordu. Elbisem resmen kıçımdaydı. Pürüzsüz parlak siyah çoraplı bacaklarım ortadaydı. Yanımızdan geçenler dahil tüm erkeklerin gözü bendeydi. Eminim kızlar çatlamıştır. Eren biraz dondu, sonra, “Neresi? Burası mı?” diye dizimin üstünü ovmaya başladı. “Biraz daha yukarısı!” deyince milletin ortasında baldırlarımı ovmaya başladı... “Hakan sen de omuzlarına masaj yap, çok yoruldum bugün!” dedim. Hakan okul girişinde buluştuğumuzda beni öperken elini kalçama koymuştu. Biraz tadıma bakması hoşuma giderdi. Hakan yerinden kalktı ve tepeme dikilip omuzlarımı ovmaya başladı. Eminim ki, biraz eğik durduğumdan bordo sutyenli göğüslerimi görüyordu. Ortalık yerde daha fazla abartmak istemedim. Aklımda bir hinlik vardı. Elimdeki kolayı sanki Hakan omuzlarımı ovarken beni aşırı sarsmış gibi yaparak üzerime döktüm ve “Ayy naptın Hakan ya? Battı üstüm!” dedim. Kola biraz göğsüme biraz da bacaklarıma dökülmüştü. Yerimden kalktım, eteğim kıçımdaydı, “Ben temizlenmeye gidiyorum!” diye Lavaboların oraya yürümeye başladım. Lavabo kafeye biraz uzaktı. Hakan peşimden koştu, “Dur ben de geleyim, kusura bakma!” dedi. Birlikte Lavabonun önüne gittik... İçerisi bomboştu. Ben içeri girdim, Hakana da, “Sen burda bekle. Ama ayy çantam orada kaldı. İçinde yedek çorabım vardı. Ara Eren’i getirsin!” dedim. “Tamam!” dedi ve Ereni aradı. Ben içeride elbisemin askılarını indirmiştim, kola sol göğsüme dökülmüştü. Artık vaktiydi, Hakana seslenip, onu boş tuvalete çağırdım! Gelince, “Hakan sen yaptın, sen temizle!” dedim. Hakan gözlerini bacaklarımda ve askıları inmiş elbisemde ve göğüslerimde dolaştırdı ve sadece, “Tamam!” dedi. Ben Lavabonun tezgahına yaslanmış, aynaya bakıyordum. Hakan arkadan elindeki mendille göğsümü siliyordu. Ben biraz daha eğilince oda arkama dayandı. Aynadan birbirimize bakıyorduk. Bir anda popoma abandı, “Seni orospu, kaşınıyorsun demek!” dedi. “Napıyorsun, dur!” dedim, ama sırf onu kudurtmak içindi bu. Bana resmen saldırdı, elbisemi kıçımın üstüne topladığı gibi çorabımı yırttı ve külodumu kenara sıyırdı. Ben kıvranma numarası yapıyordum, “Yapma, hayır!” deyip duruyordum. Bir eliye fermuarını indirirken, diğer eliye göğüslerime dadandı. Sikini tükürükleyip bir hamlede amıma geçirdi ve pompalamaya başladı... Kudurmuştum. Zevkten kafamı geriye atmıştım. Okuldan bir arkadaşıma üniversite tuvaletinde fıstık gibi bir kıyafetin altındaki amımı siktiriyordum. Aynada göz göze geldik. Zevkten inliyordum. Belimden tutmuş, habire amıma geçiriyordu. Tanrım ne güzel şeydi o an. “Doy orospu, doy!” diyerek hırıltılar çıkarmaya başladığında kendimi sertçe geriye attım. Amımdan çıktı ve dölleri fışkırmaya başladı. Ama dölleri hep gömleğinin üstüne ve eline bulaşmıştı. En azından amımın içini Hakan’ın döllerinden korumuştum. Bana, “Lan orospu ne yaptın, üstüm battı!” dedi. Hiç umursamadım, “Evet orospuyum ve beni çok güzel becerdin, iki kere boşaldım, ama içime tohumlarını bırakmana izin vermem!” dedim kırıtarak. Küfür ederek çıktı. Muhtemelen evine gidecekti, üstünü değiştirmek için. Dönüp aynada kendime baktım, saçım biraz dağılmıştı. Hakan hayvanı dudaklarımı ellemeyip direk amıma yumulduğundan makyajım taptazeydi. Eteğimi kalçamın sadece biraz üstüne indirdim. Amımın üstündeki çorap yırtığı görünmüyordu. Ve Ereni bekledim... Eren gelince kapıyı tıklattı, “Tuğçeciğim ordamısın?” dedi. “Evet Eren, gel içeri!” dedim. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdi, “Çantanı getirdim, al!” dedi ve kapıya yöneldi. Hemen, “Eren aslında bana yardım etsen olmaz mı? Çantanın içinde çorap paketi olacak, onu çıkartırsan sevinirim!” dedim. Eren elleri titreyerek çorap peketini aldı ve açmaya koyuldu. Çorap beyaz ve tekliydi. Yani don kısmı bulunmayan çoraplardandı ve puantiyeli (benekliydi). Eren bir çoraba bakıyor, bir bana bakıyordu. Siki taş gibi olmuş, kendini belli ediyordu. “Nasıl yardımcı olmamı istersin?” dedi. Ben de, “Bacaklarımla masada çok güzel avuçlayarak ilgilenmiştin ve sonra da masaj yapmıştın, şimdi de bacaklarımla senin ilgilenmeye devam etmen gerekiyor! Çoraplarımı değiştir! Önce ayakkabılarımı çıkar!” dedim. Eren yere çöktü bacaklarımdan tutarak, daha doğrusu avuçlayarak, ayaklarımdaki Babetlerimi çıkardı. Tam kalkarken götümü görmek için kafasını kaldırdı ve yırtık kısmı gördü. Ama birşey demeden kalktı... Ben sonra gözlerinin içine bakarak mermer tezgahın üstüne eğildim. Eren yutkunarak, “Çok güzelsin!” dedi. Gülümsedim, “Biliyorum!” dedim. Eren yaklaştı ve eteğimi sıyırdı, götümü okşamaya başladı. Arkadan bana dayadı. “Off Eren!” dedim. Açıkçası Eren beni daha çok tahrik ediyordu. Sonra hareketleri hoyratlaşmaya başladı. Kıçımı sertçe mıncıklıyor, göğüslerimi sıkıyordu. “Yavaş ol!” dedim. O da bana, “Sen sakın konuşma, yalnıza inleyebilirsin!” dedi. Sözünü dinledim ve ona karışmadım. Çoraplarımı paramparça etti, ucuz orospularınki gibi yırtık pırtıktı. Beni yüzükoyun çevirdi. Pantolonunu indirdi ve sikini çıkarttı. Siki kocamandı ve damarlıydı. Bekletmeden kökledi amıma. Derinlere gittikçe beni uçuruyordu. Sırtından tutunup tırmalamaya çalışıyordum. “Tuğçe senin o nefis bacakların, amın, götün benim!” diye inliyordu. Bense havalarda uçuyordum. Okuldan ikinci arkadaşıma da siktiriyordum kendimi, çok tahrik ediciydi. Ben boşaldım, ardından Eren de, “Geliyorum!” dedi ve sikini amımdan çıkarttı, kafamdan tutup sikini ağzıma verdi ve bütün döllerini ağzıma doldurdu... Boşalması bitince ağzımda dölleri tükürüp, ağzımı yıkadım. Sonra hemen çorabımı çıkarttım. Eren, “O bana ait, senden bir hatıra!” diyerek yırtık çorabımı aldı cebine koydu, “Hatta donunu da ver!” diyerek külodumu da çıkarıp aldı. Kendime çeki düzen verdim. Bu salak ta bana yumulmak, yavru gibi hatunu önce öpüp, koklayıp sonra sikmek varken, hemen amıma girişmişti. Makyajım sağlamdı. Sonra Eren beyaz puantiyeli çoraplarımı giydirmeye başladı. Çoraplarımı giydirirken eliyle götümü okşamaya başlayınca, “Yapma Eren!” diyebildim. Çünkü yorulmuştum, 15 dakikada 2 kişi üstümden geçmişti. Ama o durmadı. Galiba beni külotsuz görünce yeniden azdı. Bir anda ayağa kalktı. Çoraplarımı henüz yeni giymiştim ve çok seksiydim. Beni duvara yapıştırdı. Arkam ona dönüktü. götümü tükürükledi ve sikini ıslattı. “Hayır yapma, olmaz!” diyebildim sadece. Eliyle ağzımı kapattı ve sikini götüme ittirmeye başladı. Ellerim duvardaydı. Ve yavaşça götüme girmeye başlamıştı... Bir süre sonra artık götümün içinde gidip geliyordu ve ben de tekrar kudurmuştum. Elini ağzımdan çektim, “Sok Eren, sok! Mıncıkladığın götüme sok! Amımı siktin götümü de doldur! Yüklen bana, dağıt kıçımı! Aaaaayyy!” diye inliyordum. Gittikçe hızlanmıştı. “Saçımı çek ve göğüslerimi okşa!” dedim. Saçımı çekmeye başladı ve göğüslerimi yoğurmaya başladı. Arkadan ne güzel pompalıyordu öyle. Bu biraz daha böyle devam etti, sonra belimden kavradı ve kaldırdı beni, tezgaha yapıştırdı. Sikini hiç çıkarmamıştı götümden. Arkama iyice dayanıp döllerini götüme boşalttı. O çekilince ben yere yığıldım ve “Eren mahvettin beni!” dedim. Bir süre öylece kalakaldık. Sonra kendimizi toparlayınca, “Bana taksi çağır, eve gidip kendime gelmem gerek!” dedim. Taksi geldiğinde beni taksiye bindirdi. Salak Eren beni ön tarafa bindirmişti. Götüm ağrıdığından doğru düzgün oturamadım. Eteğim kıçıma kadar sıyrılmıştı, çorabımın bittiği yer görünüyordu. Göğüs çatalım ortadaydı ve saçlarım dağınıktı. Kim görse sikildiğimi anlardı. Hemde ne sikilme sikilmiştim! En yakın iki arkadaşım tarafından ayrı ayrı toplam üç kere sikilmiştim. Aslında sikildiğim için mutluydum. Yakın arkadaşlarımın beni sikmesi fikri müthiş bir şeydi... Taksicinin, “Nereye gidiyoruz?” sözüyle kendime geldim. Evimin adresini söyledim. Yolda yanımızdaki otobüslerden herkes bacaklarıma bakıyordu. Eteğim iyice sıyrılmış, resmen kıçımın ortasındaydı. Taksici de beni kesip duruyordu. Derken çantamın yanımda olmadığını farkettim. Elimde sadece cep telefonum vardı. Hemen Eren’i aradım. O da çantamın Murat’ta olduğunu söyledi. Rezil olmuştum, çantamda prezarvatifler vardı. Murat düzgün ve seviyeli bir çocuktu. Ben Cafede oramı buramı açıp, kendimi teşhir ederken, bir tek o bana gözlerini yapıştırıp bakmamıştı... Offf! Evin önüne geldiğimizde kafama dank etti, taksiden inmem için para ödemem gerekiyordu ve cüzdanım da çantamda kalmıştı...

Bir Günde Kendimi Kimlere Siktirdim! (2) (Tuğçe 22 Y., İstanbul / Türkiye)

Taksiden inerken taksiciye, “Paranızı şimdi evden getiriyorum!” dedim ve apartmana yürümeye başladım. Taksici herhalde parayı ödemeden kaçacağımı düşünmüş olmalı ki, arkamdan indi ve apartmana geliyordu. Dönüp ona bakınca, bana, “Size asansör çağırayım, kalçanız iyi değil herhalde, düzgün yürüyemiyorsunuz?” dedi. Bende hem utanmış, hemde işi orospuluğa vurmuştum, “Evet çok ağrıyor, çok sert birşey çarptı!” dedim. “Kaçıncı kattasınız?” dedi. Bende “8. kat!” dedim. Önümden fırlayıp asansör çağırmaya koştu. Yanına geldiğimde, “Asansör çalışmıyor, yürüyerek çıkacağız!” dedi. (Bu kadar aksilik olmaz!) dedim kendi kendime ve adamın önünden merdivenleri çıkmaya başladım. Zaten götümde olan eteğimin altını görebildiğinden eminim. Acıdan doğru düzgün yürüyemiyordum, kıvırtıyormuş gibi elin adamının önünde 8 kat çıkacaktım! Bir süre sonra yoruldum ve 3. katta durdum. Adam hemen, “Durun destek olayım size!” dedi ve elleriyle yakalayıp beni kucağına aldı! Ben, “Durun ne yapıyorsunuz?” derken düşmemek için boynuna sarılmıştım. Taksici, “Böyle çıkmaya çalışırsak bitmez bu yol!” dedi. Bir eli kalçalarımdan tutuyordu, diğer eliyle sırtımdan göğsüme dokunuyordu. Göğüslerim iyice meydandaydı ve etek artık örtme vasfını kaybedecek kadar yukarıda olduğundan kasıklarım görünüyordu. İçimden (Bu adam beni sikecek!) diye geçirdim. Ve eskiden Lisede dolmuşçuya verdiğim gibi, bu adama da vermek istedim. “Ay durun, bacaklarım çok ağrıdı!” dedim ve beni kucağından indirdi. 5. ve 6. Katların arasındaydık. Taksicinin önününde domalarak bileklerimi ovdum. Arkamdan kalçalarımı tutarak bana dayadı ve “Ne oldu hanfendi? Neyiniz var?” dedi. Ben de “Birşeyim yok, sadece azdım, bakıyorum da, senin sikin de kocaman oldu!” dedim... Gerçekten bana neler olmuştu. Kudurmuş gibiydim. Sevgilimden ayrıldığımdan beri 6 aydır sikişmiyordum ve bugün gerçekten çok azdığımı farkettim. Adamın sikine kıçımı bastırarak kafamı geriye çevirdim ve kıpkırmızı parlak dudaklarımı adamın şaşkın ağzına yapıştırdım. Taksici şoku atlatınca, benim o nefis ve o gün hiç dokunulmamış dudaklarımı emmeye başladı. Elleriyle de göğüslerimi yoğuruyordu. Döndüm ve taksiciyi duvara ittirdim, önüne eğilip sikini çıkardım ve yumulduğum gibi yalamaya, emmeye başladım. Adam zevkten titriyor ve “Off seni üniversiteli orospu, çok güzel yapıyorsun, emmeye devam et!” diyordu. Bugün bana herkes ‘Orospu’ diyordu ve ben de orospuluğun hakkını veriyordum anlaşılan. Adamın sikini eme eme boşalttım. Boşalırken kafamı bastırdı ve resmen gırtlağıma akıttı döllerini. Mecburen hepsini yuttum. İlk kez döl yutuyordum ve tadı bir garipti... Adam kalktı, sikini donuna geri sokup, beni kucakladı ve asansöre gitti, asansörü çağırdı. Meğerse asansörün bozuk olduğu falan yokmuş! Adama kızdım, “Seni pislik, götümü görmek, beni ellemek için yalan söyledin demek!” dedim. “Evet güzelim ve daha fazlasını da alacağım!” dedi. Ben ne olduğuna anlam vermeye çalışırken asansöre bindik ve bodrum düğmesine bastı. Ben hiçbirşey demeye fırsat bulamamıştım bile. Bodruma indik ve beni kazan dairesinin yanındaki depoya soktu. Tozlu yere fırlattı beni ve üstüme çullandı. Elbisemi fermuarından resmen söküp çıkardı bir kenara fırlattı. Bembeyaz çoraplarım ve bordo sutyenimle karşısındaydım. Hemen sikini çıkardı ve üstüme uzanıp, amıma hoyratça geçirmeye başladı. Okadar kabaydı ki, aldığım zevkin tarifi yoktu. Hızlı hızlı sikiyor ve beni delirtiyordu. “Sik beni erkeğim, doldur beni, söndür ateşimi, daha hızlı, daha hızlı!” diye inliyordum... Amıma defalarca sokup çıkarttıktan sonra, ayağa kalktık. Beni bacaklarımdan tutup kucağına alıp sırtımı duvara yapıştırdı. Boynuna sarılmıştım. Taksici içime girmeye başlayınca dudaklarımı dudaklarına yapıştırdım ve deli gibi sikişmeye devam ettik. Kaç dakikadır sikişiyorduk bilmiyorum, ama bir an karşıdaki depo kapısında bizi izleyen birini farkettim. Dikkatli baktığımda bu kapıcının oğluydu ve seslere gelmişti. Kapıcının oğlu Ahmet 17-18 yaşlarındaydı, Liseye gidiyordu daha. Merdivenden inerken etek giydiysem hep altıma bakar, çöpleri vermek için eğildiğimde göğüslerimi keser, tayt giydiysem apartmanın kapısını açıp bana selam vermek bahanesiyle eğilir, ben yanından geçerken taytlı götümü süzerdi. Hatta bir keresinde sevgilimle sevişmeye eve geldiğimizde asansörde denk gelmiştik. Kapıcının oğlu Ahmet arkamdaydı ve asansör durup biz inerken kıçımı sıkıp bırakmış ve ufak sessiz bir tokat atmıştı. Hoşuma gittiği için sevgilime çaktırmamıştım... Şimdi ise beni bir taksici tarafından depoda fena bir şekilde sikilirken izliyordu. Ona göz kırptım ve inleyerek boşaldım. Biraz sonra da taksici böğürerek sikini çıkarttı ve göğüslerime boşaldı. Ben iyice bitkinleşmiştim. Bugünkü 4. sikilişimdi ve saat henüz 19:00 civarı olmalıydı. Daha konsere gidecektim, arkadaşlarım bekliyorlardı. Taksici üstünü başını düzeltti toparlandı ve “Para istemez küçük orospu, tadın nefisti, o yeter!” dedi ve dudaklarıma öpücük kondurup çekti gitti. Ben de kapıcının oğluyla uğraşamayacağımdan, elbisemi giymeden hemen yanından seğirttim, kendimi asansöre attım ve sonra direk daireme girdim... Üstümü başımı çıkarıp (zaten üstümde sadece sutyenim ve çorabım vardı) banyoya girdim. Aklımdan bugün evden nasıl çıtı pıtı, taş gibi çıktığım ve eve nasıl döndüğüm geçip duruyordu. Elimi amıma attım, amımın içerisi ateş gibiydi, bugün 3 yarrak birden yemişti. Ben gerçekten müthiş bir orospuydum ve Taksiyle eve bedavaya gelmiştim! Aptal Hakan ve Eren beni sikerken bir kere bile öpmemişlerdi, ben de taksiciye vermiştim dudaklarımı ve taksici resmen sömürmüştü. Kendime inanamıyordum, bukadar sikilmeme rağmen halen çok azgındım ve istekliydim. Sıcak suyla belime ve kıçıma masaj yaptım, ağrısı çok azalmıştı. Duştan çıktım. Ne giysem diye düşünmeye başladım. Dolabımı açtım. İnce siyah taytımı, gri beyaz bir yakası omuzdan düşük bol tişörtümü ve kırmızı, dantelli iç çamaşırlarımı çıkardım. Hepsini giyince, dudaklarıma pembe bir ruj ve gözlerime siyah kalem çektim. Aynanın karşısına geçince bomba gibi olduğumu gördüm. Tişörtümün bir omuzu düşük olduğundan kırmızı sutyenimin askıları görünüyordu. Ayrıca tişörtün altından sutyenim belli oluyordu. Arkamı döndüm, kırmızı iç çamaşırım, ışıkta parlayan incecik siyah taytımın altından rengini belli ediyordu... Buzdolaptan bir enerji içeceği alıp içtim ve evden çıktım. Tam kapımın önünde kapıcının oğlu Ahmet’le karşılaştım, “Merhaba Ahmet, nasılsın?” dedim gülerek. “Çok iyiyim, siz de oldukça yoğunsunuz heralde Tuğçe hanım?” dedi. “Evet şekerim çok yoğunum, kusura bakma kaçmam gerekiyor!” dedim ve asansöre yöneldim. Ahmet asansörün kapısını açıp eğildi. Güldüm, galiba yine kıçıma bakacak dedim ve kıvırta kıvırta önünden geçtim. O da benimle asansöre girdi ve arkama geçti. Zemin kata inerken, “Biraz önce çok güzeldiniz ve şimdi de taş gibisiniz!” dedi. Ben de, “Ahmeeet, yaramaz çocuk, teşekkür ederim!” dedim ve dönüp omuzlarına ellerimi koyup, bacağımı bacak arasına koyarak, yanaklarından öptüm. Ve geri çekilmeden tekrar önüme döndüm. Kıçımın arkasına sikini denk getirmiştim. Ne olduysa o anda oldu, Ahmet asansörü durdurma düğmesine bastı ve ellerini tişörtümün içine daldırdı... Oysa bu çocuğa o an kendimi siktirmek istemiyordum, sadece biraz kudurtma niyetim vardı. Ama bana saldıracağını düşünmemiştim. Ve “Dur, ne yapıyorsun sen öyle?” demeye başladım. Ahmet hiç beni dinlemiyordu bile, tişörtümü sıyırıp göğüslerime yumuldu. Göğüslerimi öperken bir eliyle de taytımı külotumla birlikte sıyırdı ve aşağı eğildi. Amımı vantuz gibi çekerek emmeye başladı. Beni asansörün kapısına dayamıştı. Aynadan kendimi ve Ahmeti görüyordum. Daha Lisedeki çocuk kendisinden kaç yaş büyük üniversiteli hatunu asansörde götürüyordu! Acayip tahrik olmuştum. İnliyordum. Bir süre sonra boşalmıştım. Saçından çekip Ahmet’i yukarı kaldırdım. Elleri kıçımdaydı. Aynaya ellerimi dayayıp geriye doğru kıçımı çıkardım. Ahmet hiç vakit kaybetmeden sikini çıkarıp ıpıslak amıma kökledi ve pompalamaya başladı. Biraz öyle amıma devam etti, ardından sikini amımdan çıkarıp götüme dayadı. Hiçbirşey demedim. Fazla zorlanmadan götüme girmişti. Siki çok kalın değildi, ama benim gibi bir orospuya yeterdi! Götüme de biraz pompaladıktan sonra, bir götüme bir amıma sokmaya başladı. Bunu yapması okadar hoşuma gitmişti ki, deli gibi bağırıyordum, “Sik beni Ahmet, sik bakalım üniversiteli senden büyük orospunu. Bak senin için giydim kırmızı iç çamaşırımı, incecik taytımı, off doldur içimi hayatım. Dağıt beni, parçala her yerimi, Lisede yoktur böyle yavrular!” dedim. Kulağıma yaklaşıp, “Okadar da değilsin, senden daha iyileri var!” dedi. O an sinirden kudurmuştum, kimse benden daha iyi olamazdı. O an bunu duymak beni delirtmişti. Ahmet’ten kurtulup ona döndüm ve bir tokat patlattım. Ardından onu yere oturtup, o tepki bile veremeden sikinin üzerine oturdum. Kafasını göğüslerime bastırarak kucağında zıplıyordum ve “Sen halt etmişsin, benden daha iyisini bulamazsın, adi şerefsiz, sen hem beni sik, hem de laf söyle, olmaz öyle şey!” diyordum. Dudaklarına yumulup daha hızlı zıplamaya başladım. Birden Ahmet, “Evet, senden iyisi yok, sen bir numarasın kaltak Tuğçe! Ohhhh, geliyorumm!” dedi. Hemen üsütnden kalkıp sikini ağzıma aldım ve gözlerinin içine bakarak, döllerini yutmaya başladım. Bir taraftan da “Mmmmhhh!” diye inliyordum. Boşalması bitince ağzımı kağıt mendille sildim. Üstümü başımı düzeltip, külotumu taytımı götüme çektim. Saçımı da düzelttiğimde evden çıkarkenki gibi olmuştum. Zemin kat düğmesine bastım. Garibim Ahmet daha olayın şokundan kendine gelememişti, çünkü biraz önce Ahmet beni değil, resmen ben Ahmet’i sikmiştim. Gerçekten işini bilen bir kaltak olmuştum. Topuklu ayakkabılarımı ayağıma geçirip, Ahmetin dudağına bir öpücük kondurup doğruldum. Asansörün kapısı açılınca bir ayağımla Ahmet’in bacaklarının arasına adımımı atıp dışarı çıktım ve Ahmet’e “Hoşçakal bebeğim, sikin çok güzeldi gerçekten. Beni asansörde nasıl becerdiğini o Lisedeki şıllıklara anlatabilirsin!” dedim ve göz kırparak yanından ayrıldım... Beni bugün 4 kişi sikmişti ve saat henüz 20:15’ti. İçimde bir his vardı, bugün daha da güzelleşecekti benim için. Kıvırtarak otobüs durağına yürüdüm ve bizim okuldan geçen en kalabalık otobüse bindim. Herkesin gözü üzerimde, özellikle kıçımdaydı...

Bir Günde Kendimi Kimlere Siktirdim! (3) (Tuğçe 22 Y., İstanbul / Türkiye)

Bindiğim otobüs gerçekten çok kalabalıktı. Altımdaki incecik tayttan ve üstümdeki düşük omuzlu bol tişörtümden olsa gerek, yine herkesin gözü üzerimdeydi. Oturacak yer bulamamşıtım, ben de ortada, ellerim yukarıdaki demirden tutunmuş gidiyordum. Her durakta otobüs daha da kalabalıklaşıyordu ve otobüsün arkasına geçenler bana sürtünüp geçiyorlardı. Bir süre sonra ben de arka taraflara ilerledim ve bir koltuğun kenarına tutundum. Tutunduğum koltukta bir kızla erkek arkadaşı oturuyorlardı. Çocuk benim tarafımdaydı ve kız çocuğun omzunda uyuyordu. Artan kalabalığı bahane bilerek bacağımı çocuğun bacağına yasladım. Otobüs gittikçe iyice yaslanıyordum. Bu sırada arkama yaşlı bir adam gelmişti ve o da üstteki demirlerden tutunuyordu. Adam otobüsün hareketleriyle bana arkadan dayamaya başladı. Gerçekten kıyafetim başıma iyice bela oluyordu bugün. Adam yaslandıkça yaslanıyor, bazen de elliyordu... Buna bir son vermek amacıyla, arkamı oturan çocuğa döndüm. Şimdi kıçım çocuğun yüz hizasındaydı ve eminim en küçük kıvrımlarına kadar çocuk tarafından inceleniyordu. Ben yaşlı adamdan sakınmak için kendimi iyice geriye ittirdim. Şimdi çocuğun kolu ve bacakları benim baldırlarıma temas ediyordu. Zaten biraz sonra çocuk, uyuyuan sevgilisinin yanında, bacaklarımı ellemeye başladı. Ben de iyice yaslandım. Derken iki durak sonra sevgilisi ve çocuk otobüsten indiler. İnerken çocuk son kez arkama sürtünmeyi ihmal etmedi. Kalktıkları yere, cam kenarına ben oturdum. Yanıma ise hemen yaşlı amca geldi ve lap diye oturdu. Bacağını tamamen bacağıma yaslanıştı. İçimden, (Pekala öyleyse!) deyip, bu yaşlı amcayı kudurtmaya karar verdim. Kimbilir ne kadar zamandır böyle çıtır bir kıza bu kadar yakın olmamıştı... Bacaklarımı toplayıp, dizlerimi önümdeki koltuğa dayayarak, koltukta biraz aşağı kaykıldım. İyice sünen taytım artık derimin rengini alelen belli ediyordu ve çok seksi bir görüntü oluşturmuştu. Tişörtümü de iyice çekiştirerek sağ yanını göğüs hizama getirdim. Amcaya göz şöleni yaşatıyordum. Amca eminim donup kalmıştır. Ben dışarıyı izlerken birden kıçımda bir el hissettim. Amca kalçamı kavramış, “Pardon kızım, kalemim yere düştü, onu alacağım!” deyip yüzünü göbeğime, oradan da amımın hizasına gömmüştü. Bir eliyle kalçamı sıkarken, diğer eliyle kalemini arıyordu. Beni yeterince okşayıp, amımı yeterince koklayınca kalemini yerden aldı ve doğruldu, ama bacağı yine bana yaslanmıştı. Kalemi cebine atarken yine düşürdü. Busefer kalem tişörtümün üzerine geldi. “Ah pardon yavrum!” deyip eliyle tişörtümü silmeye çalıştı. Sanki eliyle temizleyebilecekti. Ben de, “Önemli değil amcacığım!” deyip adamın elini tuttum. Görünüşte adamın elini çekmeye çalışıyordum, ama iyice göğsüme bastırdım. O sırada bir iki kere göğsümü sıkmayı başardı... Doğrusu yaşlı amca beni şaşırtmıştı. Cesurdu ve otobüste benim yaşımda bir kızı ellemekten çekinmiyordu. Ve bunu odunca değil profesyonelce yapıyordu. Aklımdaki hınzırlıkların sonu yoktu. Otobüs okuluma yaklaşınca, amcaya dönüp, “Pardon kaleminizi alabilir miyim?” dedim. Hemen verdi ve ben de kimseye çaktırmadan amcanın avucunun içine telefon numaramı yazdım ve “Yarın ara!” diye not düştüm. Kalemi amcaya geri verirken, “Herşey için teşekkürler!” deyip göz kırptım ve ayaklandım. Ben geçeyim diye o da koltuğundan kalktı ama çekilmedi. Mecburen götümü yaşlı amcanın sikine sürte sürte, donumun kırmızılığını görsün diye domalmış vaziyette yavaşça geçtim. Ben geçerken eliyle belime destek oluyordu. Otobüste heycanlı dakikalar yaşamış ve yarınki programımı yapmıştım. Okula girince direk arkadaşlarımı aradım. Çimenlikte bir piknik masasında oturuyorlardı. Beni görünce Eren ve Hakan’ın gözleri parlamıştı. Onlara hiç yüz vermedim. Çünkü çantam Murat’taydı! Hakan’la Eren’in ortasında Ayça oturuyordu. Çok sıkışmışlardı ve kimbilir Hakan’la Eren’in elleri Ayça’nın nerelerinde dolaşıyordu. Karşılarında ise Murat ve sevgilisi Funda vardı. Onları sıkıştıramayacağımdan, ben de masanın üstüne oturmaya karar verdim. Ayağımı Murat’ın oturduğu yerin yanına koyarak masaya oturdum. Murat’ın diğer yanında sevgilisi Funda vardı, bana şöyle bir baktı. Çünkü Murat’ın yüzünün tam karşısında benim malum bölgem vardı. Bacak bacak üstüne atıp sohbete koyuldum... Bacağım Murat’ın yüzüne çok yakındı, ikide bir kaçamak bakışlar atıyordu. Ama asla ben ona bakarken bakmamıştı. Çok utangaç bir çocuktu. Bu hali onu o anda çok daha çekici kılıyordu. Sohbet ederken Eren arkadan kollarını boynuma dolayıp, “Neredesin sen bakayım?” dedi. Ben de şakayla, “Sana ne?” dedim ve onu ittirdim. Ama o ise beni kollarımdan tutup masaya yatırdı ve kalkmama izin vermiyordu. Refleks olarak bacaklarımı toplamıştım, karnıma doğru. Bu yüzden eminim kırmızı donumun tüm detayları Murat’ın gözlerinin önündeydi. Eren, “Bana ters konuşmak ha, al işte seni böyle yatırırım masaya!” dedi. Gözleri göğüslerimdeydi. Beni bir gülme almıştı, ama ondan kurtulamıyordum. En sonunda beni bıraktı. Doğrulduğumda Murat’ın kıpkırmızı suratını görmüştüm. Sevgilisi (aynı zamanda benim arkadaşım olan Funda) ise bana gözlerinden ateşler saçarak bakıyordu... Sonra Ayça, “Aaa hadi dönme dolaba binelim!” dedi. Hep beraber kalktık. En önde Eren, Hakan ve Ayça, arkalarında Murat, Funda ve ben sıradaydık. Sıra bize gelince Murat bindi, ama Funda son anda, “Ya ben binemem, vazgeçtim!” dedi ve çekildi. Oturma yeri bir kabinde iki kişilikti. “Aşağıda seni bekliyorum!” dedi Funda son olarak. Bu benimle ilgili bir göndermeydi. Çünkü Funda çekilince ben yerine geçmiştim ve Murat’ı azdıracaktım. Onun gibi terbiyeli ve düzgün bir çocuğun benim yüzümden azması fikri, benim başımı döndürmüştü. Sonunda Murat’la karşı karşıya oturduk ve gondol hareket etmeye başladı. Onun karşısında kendi koltuğuma dizlerimi dayayarak domaldım ve önümüzdeki Ayça’lara el salladım. Eren resmen Ayçayı kucaklamıştı. Ben domalınca Murat’ın siki taş gibi olmuştu anlaşılan ve döndüğümde düzeltmeye çalışıyordu... Bana, “Çantanı vereyim. Benim poşetimin içine koymuştum.” dedi ve çıkardı çantamı verdi. “Ayy Murat çok sağol, sana da zahmet oldu!” dedim ve yanına gidip onu yanaklarından sarılarak öptüm. Murat sevgilisi görür diye tedirgin olmuştu. Ama ben yanındaki daracık yere kendimi sığdırdım ve yanında kaldım. Çantamı açıp baktığımda, içindeki prezervatifler dağılmıştı. “Çantamı neden karıştırdın?” diye hafif sert kızdım. Murat hemen yine kızardı ve “Özür dilerim, ben sadece meraktan...” diyebildi. Gülümseyerek tekrar sarıldım. Bu sefer bir elimi bacağına koydum ve “Önemli değil! Baya iyi bir koleksiyonum var da, kaybolsun istemem!” dedim, prezervatifleri kastederek. Dudakları titreyerek gülümsedi... Biz dönme dolaba binerken iyice akşam olmuş, hava kararmıştı. Şimdi en yukarıya çıkmak üzereydik ki, birden dönme dolap durdu. Bir iki dakika sonra aşağıdan yapılan anonsla, küçük bir arıza çıktığı, ama tamirinin çok uzun sürmeyeceği duyuruldu. Bu elime geçen bir fırsattı, “Tüh burada kaldık. Rüzgar da var, üşüdüm!” diyerek, Muratın kolunu omzuma attım, koynuna yanaştım. Murat birşey diyemedi. Şimdiye başkası olsa çoktan dudaklarıma yumulmuştu. Sakin beklemesi ve çekingenliği beni daha da isteklendiriyordu. “Murat ya, bacaklarım çok üşüdü!” dedim ve elini tutup bacaklarıma koydum ve ovalamasını söyledim. Biraz benim ısrarımla da olsa okşamaya başladı. Ben de gözlerimi kapattım, yüzümü yüzüne doğru döndüm, tişörtümü biraz çekiştirerek kırmızı sütyenimi iyice görmesini sağladım. Dudaklarım pembe pembe tam karşısındaydı. Normalde bir erkek buna dayanamazdı, ama Murat beni öpmedi. Ben de, “Tamam ısındım!” dedim ve ayağa kalktım... Manzara çok güzeldi. Muratı da kaldırıp arkama geçirdim ve “Bak ne güzel manzara var!” dedim. Ellerini tutup kendime doladım. Siki arkama yaslanmıştı. Tam o sırada biz ayaktayken dönme dolap aniden çalıştı ve tekrar durdu. Bu sarsıntıyla Murat koltuğa, ben de onun üstüne düştüm. Hafif yan duruyordum. Elimi hemen boynuna doladım ve “Özür dilerim, düştüm!” dedim. “Önemli değil Tuğçe!” dedi ve elini bacağıma koydu. Beklediğim işaret buydu. Direk alt dudağını yakaladım ve dilimi ağzına soktum. Nefis bir şekilde öpüşmeye başladık. Çenesini tutuyor ve öpebildiğim kadar ateşli öpüyordum onu. Murat elini bacaklarımın arasına götürdü ve taytımın içinden elini sokarak amımı okşamaya başladı. En yakın arkadaşım Funda’nın sevgilisiyle, hemde bir dönme dolabın tepesinde, herkesin ortasında deli gibi öpüşüyordum... Bir süre öpüştükten sonra, ben kucağından aşağı kaydım, fermuarını indirip, Murat’ın kocaman sikini dışarı çıkardım. Tahmin etmezdim hiç Murat’ın bu kadar büyük siki olduğunu. Kocaman ve damarlı bir şeydi. Yavaşça öpüp ağzıma aldım ve boğazıma kadar öğürtülerle sokarak yalamaya başladım. O da boş durmuyor elini kalçama atmış okşuyor, göğüslerimi sıkıyordu. Ben sikini yalarken bana, “Bugün Fundayla kavga ettik. Hatırlıyormusun bugün ilk geldiğimizde, senin üzerinde turuncu elbisen vardı, masaj yaptırıyordun, işte ozaman Funda beni, senin orana burana baktım diye suçladı. Aslında hiç orana burana bakmamıştım, ama Fundaya kızıp, bana vermezse böyle olacağını söyledim!” dedi. İçim titremişti. En yakın arkadaşım Funda, sevgilisi Murat’la iki yıldır çıkıyordu ve ona hiç vermemişti! Şimdi ise ben en yakın arkadaşımın sevgilisinin sikini yalıyordum. “Funda ağzına bile hiç almadı!” deyince, daha istekli yalamaya başladım. Bir taraftanda erotik sesler çıkararak Murat’ı iyice tahrik ettim... Salak Funda iki yıldır böyle büyük yaraklı bir çocukla çıkıyordu ve onu hiç ağzına almamıştı. Bense şimdi Murat’ın dev yarağını adeta sömürüyordum. Çok geçmeden Murat beni de uyarmadan ağzıma volkan gibi patladı. Hepsini yuttum. Murat kendine gelince, “Göreceksin Tuğçe, çantandaki bütün prezervatifleri bugün bitirttireceğim sana!” dedi. “Canıma minnet aşkım, sik beni, doyur bu kocaman yarrağa!” dedim ve dudaklarına yumuldum ve tekrar öpüşmeye başladık. Dönme dolap çalışmıştı, ama bizim umrumuzda değildi. Aşağı inene kadar ben Murat’ın kucağında öpüşmüştük. Aşağı inince anca görevlinin, “İnin artık gençler!” demesiyle kendimize geldik ve dudaklarımız ayrıldı. İnerken Murat elimi tutuyordu. Funda bizi görmüştü ve kafasını sallayarak yanımızdan koşarak gitti. Eren de, Ayça ve Hakan’ın yanına gitmişti... Yaşadıklarım gerçekten inanılmazdı, en yakın arkadaşımın sevgilisini, bir kaç tahrik edici oturuş ve 15 dakikalık bir dönme dolap sırasında kapmıştım ve hatta ağzımla boşaltmıştım. Murat’la birbirimize sarılarak yürüyorduk. Bir eli sürekli kalçamdaydı ve arada bir götüme şaplak atıyordu. Akşam olduğundan okuldaki binalar boştu, biz de hemen ilk gördüğümüz bloka daldık ve boş bir sınıfa girdik. Girer girmez bir sıraya sırt üstü uzandım. Murat da hemen taytımı ve külodumu sıyırdı ve amıma yumuldu. Amımı sömürüyor, dil darbeleriyle beni mahvediyordu. Amım vıcık vıcık olunca, “Yeter artık, sok!” dedim. Kalktı, pantolonunu donuyla birlikte dizlerine indirdi ve bacaklarımı omzuna alarak, amıma kökledi ve “Sonunda milli oldum!” diyerek amımı sikmeye başladı. Aman Tanrım diye düşündüm, Murat gibi bir azgının kollarında, onun ilk kadını olmak ne müthişti. İnliyor ve orgazmlarımı üst üste yaşıyordum... Murat ta, “İlk geldiğinde o kıyafetinle beni mahvettin, ne güzel bacakların var. Akşam gelince de önüme götünü serdin. Seni böyle sikerim işte!” diyerek pompalıyordu. Sonra birden sikini amımdan çıkarttı ve göğüslerime boşalmaya başladı. Döllerini elimle her tarafıma sürüyordum. Kalktım Murat’ı ensesinden tutarak öpmeye başladım. Sikini kavrayarak, “Madem bugün milli oldun, götümü de sik tam milli ol!” dedim. Eğilerek azman gibi sikini ağzıma aldım. Hemen sertleşmişti. Çok büyüktü gerçekten. Götüme bu siki nasıl alacaktım bilmiyordum, fakat alacaktım. Saçımdan bastırıp beni masaya domalttı ve sikini götüme zorlamaya başladı. “Lütfen yavaş sokkk!” diye yalvarıyordum. Götüme hepsini alana kadar gözlerimde şimşekler çakıp durdu. Biraz sonra Murat götüme ppompalamaya başladı. İnlemiyor resmen çığlık atıyor, bağırıyordum. Adeta tüm okul duysun istiyordum. Murat fazla dayanamadı, bağırarak götüme boşaldı ve üstüme yattı... En yakın arkadaşımın taş gibi sikli sevgilisine amımı da götümü de siktirmiştim ve tam milli etmiştim. Az sonra kalktık ve tam 20 dakika öpüştük. Murat çok azgındı, anlaşılan Funda buna hiç elletmemişti bile. Bu arada konser başlamak üzereydi. Murat’a, “Sen konser alanına git, önlerden yer tut. Ben de temizlenip geleceğim!” dedim. O da beni son kez ateşlice öpüp yanımdan ayrılmıştı. Ben de koridordaki tuvalete gittim, her yerimi ıslak mendille sildim. Yanımda getirdiğim çantamdan bir mini şort, birde beli açık tişört çıkardım. Bu sefer hazırlıklıydım ve yedeklerim vardı Üstümü giyindim. Şort kıçımın yanaklarını ucu ucuna örtüyordu. Domalınca anında her şeyim meydana çıkıyordu. Tişörtümün de hem beli açık, hemde dekoltesi genişti. Rujumu tazeledim. Afilli bir orospu gibi kıvırarak konser meydanına gittim... Konser alanına girişte, iri yarı iki adam ve gözümün bir yerlerden ısırdığı takım elbiseli bir başka adam gördüm. Girenlere damga basıyorlar ve konser alanına alıyorlardı. Takım elbiseli olan beni görünce kuyruktan aldı, bileğimden tutarak, kulis gibi bir yerin yanında kimsenin olmadığı bir odaya götürdü ve koltuğa oturduk. Ben ne oluyoruz diye düşünürken, “Beni tanımadın değil mi güzel kız? Dur önce bahsedeyim sana biraz, ben bu şenliğin organizatör şirketinin temsilcisiyim. Burda işleri ben düzenliyorum. Seninle öğleden sonra otobüste oynaşmıştık biraz. Üstündeki elbise süperdi. Neden çıkardın demek isterdim, ama şimdi de taş gibisin!” dedi... Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Otobüste kucağına oturduğum adamdı o turuncu elbisemin altından siyah çoraplı bacaklarımı ve götümü elletmiştim ona. Şimdi biraz tedirgindim işte, bu adam bana ne yapacaktı. Derken adam taş gibi olmuş sikini çıkardı ve “Şimdiiii, eğer bu konseri izlemek istiyorsan em, yoksa seni konser alanına bırakmam!” dedi. Hiç bir erkek benimle mücadele edemezdi, bu şımarıklığını ona ödetecektim. Kalktım, sikini elime aldım ve “Bu yaramaz şeyi içime sokacaksın, öyle mi? Ne güzel ellemiştin beni otobüste, bacaklarım nasıl azdırdı seni değil mi? Nasıl sikmek istedin beni o an, içime girmek, pompalamak, taptaze, dipdiri vücuduma, gencecik bir çıtırın her yerine boşalmak istedin, değil mi?” dedim ve sikini tükürükleyerek, şortumu indirdim, donumu kenara çektim ve sikine lap diye oturdum ve zıplamaya başladım. İnanılmaz bir egom vardı. Tanımadığım bir adama, beni sikmek istediği için kızmıyordum, ama bana istediği gibi davranamyacağını, sadece benim istediğim şekilde beni becerebileceğini gösteriyordum. Ve bu adını bile bilmediğim herifin sikini o yüzden ağzıma almadım. Sözlerimden de çok tahrik olmuştu. Boşalması uzun sürmedi. İçimden çıkıp yere attırdı... Tam bir orospu gibi davranıyordum. İşimi bitirmiş, müşteriye istediğini vermiş ve giyinmeye koyulmuştum. Tam şortumu kıçıma çekecekken, “Dur!” dedi. Elinde konser alanına girenlerin koluna bastıkları damgalardan vardı, önce kıçımı okşadı, öptü ve öptüğü yere damgayı bastı. Nasıl sinirlenmiştim bu hareketine, kızgınca, “Adi şerefsiz!” dedim. Ama o hemen dudaklarıma yumuldu ve kucağına çekti beni. Biraz kucağında onunla öpüştükten sonra kalktım. Gitmeye davranmıştım ki, cebinden 250 Lira çıkarıp göğüs çatalıma sıkıştırdı ve “Bu tüm hizmetlerinin karşılığı, bu göt ve ama, o çoraplı bacaklara az bile seni amatör orospum!” dedi. Dudaklarıma okkalı bir öpücük kondurdu ve çıktı gitti. Kuralları ben koyuyorum sanmıştım, ama kapanışı adam yapmıştı. Beni resmen orospu yapmıştı herif. Elimdeki parayı çantama attım ve koşarak ordan çıktım... Konser alanına girerken Murat’ı cepten aradım ve “Neredesin hayatım?” diye sordum. O da en ön sırada olduğunu söyledi. Ben ilerlemeye çalışıyordum öne doğru, ama çok zordu. Bir Rock grubunun konseri vardı ve bütün manyaklar en öne toplanmıştı. İri yarı erkelerin arasından kıçımı sürte sürte geçtim. Elleriyle beni taciz ediyorlar veya “Of yavrum, ne mal var sende bee!” diye laf atıyorlardı. Hergün enaz 20 kere duyduğum için bunlara alışmıştım artık. Hızlıca Murat’ın yanına gittim ve hemen kollarımı boynuna doladım. O da kalçalarımı yakalamış, yoğuruyorken öpüşmeye başladık. 10 dakika öpüştük, ardından konser başladı. Murat daracık ve minicik şortumdan taşan götümü elliyor ve yaslanıyorken, sürekli hoplayarak konseri izlemeye koyulduk...

Hayvan Herif Bekaretimi Bozup Arkadaşlarına Siktirdi! (Naz 19 Y., Alanya / Türkiye)

Slm ben Alanyadan Nazan, ama arkadaşlarımda bana Naz derler. 19 yaşında, 1.50 boyunda, kumral tenli bir kızım (daha doğrusu kadınım). Etrafımdakiler ne kadar kız bilse de, erkek arkadaşım Metin 2 yıl önce beni zorla kadın yaptı. Bu olay başıma geldiğinde bir butikte çalışıyordum. Halen de çalışıyorum. Metini o kadar çok sevmediğim halde, biraz arkadaşlarımın sayesinde, biraz da kendimi boşlukta hissetmemden dolayı onunla çıkmaya başlamıştım. Fazla yakışıklı olmasa da, etrafımda popüler birisi olduğu için kabul etmiştim. İşyerim onunkine yakın olduğu için hergün görüyordum, ama fazla oturup konuşma veya gezme fırsatımız olmuyordu. Yine bir gün konuşurken akşam bir yerlere gidip konuşmak istediğini söyledi. Benim işyerinden çıkınca fazla vaktim olmadığından kabul etmedim. Çok ısrar edince biraz erken çıkıp yakın bir yerlerde oturabileceğimizi söyledim. Önce pek istemedi, ama sonra onların işyerinin akşam boş olduğunu, orda oturabileceğimizi söyledi. Bu konuda tereddüt etmiştim, ama kabul ettim. Niye bilmiyorum, ama birşey beni dürtmüştü. Akşam olmuştu. Patronumdan arkadaşımla alışveriş yapacağım diye izin aldım. Patronum da kadındı ve kolay kolay izin vermezdi. Babam vefat ettiği için ablam ve annemle kalıyorduk, bu nedenle eve de patronum bırakıyordu. Patronuma, alışverişe gideceğimi annemlere de söylemesini istedim ve çıktım. Metini aradım, işyerinde olduğunu söyledi. Hızlı hızlı yürüyerek işyerine vardığımda ışıkları kapalıydı. Ama yaklaşınca kapı açıldı, Metin beni bekliyordu. İçeri girdim kapıyı kapattı ve kilitledi. Çalıştığı yer pek temiz değildi. Küçük bir bölmeye geçtik. 1 kanepe, 2 koltuk ve 1 masa vardı, herhalde patronunun ofisiydi burası. Koltuğa oturdum, o da kanapeye oturdu ve yanına geçmemi istedi. Ben istemeyince kolumdan tutarak beni kanepeye çekti. Elini omzumdan atarak göğüslerime dokunmaya çalışıyordu. Ben tam olarak panik halindeydim. Elini ittim ve gitmek istediğimi söyledim. İki eliyle başımı tutarak dudaklarımı öpmeye başladı. Ben çırpınmaya başlamıştım, ama çok güçsüz olduğum için hiçbir şey yapamıyordum... Birden dudaklarını ısırdım. Başımı bıraktı ve çok sert bir tokat attı. Resmen şoka girmiştim, ağlıyordum, koşarak kapıya gittim, ama kapıyı kilitlemiş ve anahtarı almıştı. Yanıma gelerek kolumdan tuttu ve kendine çevirdi. Beni çok istediğini ve şimdi sahip olacağını söyledi. Bakire olduğumu, yapmak istemediğimi söylesemde fayda etmiyordu. 1.85 boyunda kocaman biriydi ve ben resmen çocuk gibi kalıyordum. Kolumdan tuttu ve beni yine kanepeye götürdü. Üzerimdekileri çıkarmaya çalışıyordu. Ben durmadan ağlıyor ve karşı koymaya çalışıyordum. O anda masanın üzerindeki makası elime geçirdim ve koluna sapladım. O acıyla üzerimden kalktı. Ben tam kaçmaya çalışırken kafama birşey geldi ve bayılmışım... Gözümü açtığımda karşımda duruyordu, yarağı elinde bekliyordu. Ben çırılçıplaktım. Gözümü açtığımı görünce üzerime abandı ve “İşte geliyor!” dedi ve koca yarağını amıma bir kerede soktu. Çığlık atmıştım. Eliyle hemen ağzımı kapattı ve sikmeye başladı. Biraz acıdan, biraz panik, biraz korku, biraz da ağzımı kapatmasından olsa gerek, yine bayılmışım... Tekrar ayıldığımda işini bitirmiş, oturuyordu. Benimse bacaklarım açık vaziyette kanepede yatıyordum. Amımdan kan ve dölleri akıyordu. Çok halsizdim, hareket edemiyordum. Yanıma gelip beni oturttu ve üzerimi giyinmemi söyledi. Hem ağlıyor hem üzerimi giyiniyordum. Amımı temizleyemediğimden ayağa kalkınca bacaklarıma döl ve kan süzülmeye başladı, o halde pantolonumu giydim. İç çamaşırlarımı vermedi hayvan! Zaten ayakta zor duruyordum, eve nasıl gidecektim bilmiyordum. Metin sessizliği bozdu ve dışarda arabasının olduğunu, beni eve bırakacağını söyledi. Mecburen kabul ettim, dışarı çıktık, arabanın yanına gittik. Camları siyahtı, içerisi görünmüyordu, arka kapıyı açtı ve binmemi istedi. Zar zor girdim, yanıma o da geldi. Şaşırmıştım. Öne baktığımda iki kişi vardı. Resmen şok üstüne şok yaşıyordum. Arkadaşları Metinin beni siktiğini biliyor ve bizi bekliyorlarmış. Bir tanesi gülerek arkaya döndü ve “Geçmiş olsun yenge!” dedi. Hiçbirşey diyemedim. Evin önüne geldiğimizde benim elime bir hap verdi, yutmamı, yoksa hamile kalabileceğimi söyledi. Beni indirip gittiler. Eve çıktım kimseye görünmeden banyoya attım kendimi. Amım halen acıyordu. İçimdeki dölleri parmağımla çıkarttım. Sonradan öğrendim, 3 kere boşalmış hayvan içime, ondanmış bu kadar acı ve döl. Verdiği hapı da yuttum ve yattım. Ama sabaha kadar durmadan ağladım, hem bekaretimin gittiğine, hem de yaşadığım acıya. Sabah kalktığımda halen yürümekte zorlanıyordum. O gün işe gitmemeyi düşünüyordum ki, telefonuma gelen mesajı görünce şok oldum. Bu akşam da gelmemi istiyordu hayvan. Ama ben onun yüzünü bile görmek istemiyordum. İstemediğimi, bir daha görüşmeyeceğimizi yazıp mesaj attım. O ise, çok güzel resimlerimin olduğunu, gelmezsem internete yayacağını yazıyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Güçlükle işe gittim. Patronumun olmadığı bir anda Metin geldi ve telefonundaki fotolarımı gösterdi. Bayıldığımda birsürü fotoğrafımı çekmiş hayvan. Elime bir hap verdi ve gelmeden 1 saat önce yutmamı söyledi, doğum kontrol hapıymış. Yapacak birşeyim yoktu, mecburen gidecektim... Akşam olmaya başlayınca heycan basmıştı beni. Verdiği hapı yuttum ve beklemeye başladım. Ağrılarım biraz geçmişti, ama akşam daha kötüsü başıma gelecekti. Yine işten erken çıktım ve Metinin yanına gittim. Beni içeri aldı ve istediklerinin hepsini yapmazsam çok kötü olacağını söyledi. Ofise girdik. Hiç vakit kaybetmeden beni soydu ve her tarafımı öpmeye başladı. Yarağını çıkardı ve ağzıma almamı söyledi. Ben geri çekilince saçımdan tuttu ve zorla ağzıma soktu. Gerçekten çok büyüktü, dün niye bukadar amımın ağrıdığını anlamıştım, ağzıma bile sığmıyordu. Ağzımdan çıkardı ve amıma soktu. Gidip geldikçe, benim de bacaklarımı bağı çözülüyordu. Bacaklarımı omzuna aldı ve götüm biraz daha havaya kalkmıştı. Amımdan çıkardı ve götüme bastırmaya başladı. Acıyordu. Ben, “Acıyor!” dedikçe, o biraz daha bastırıyordu, ama girmiyordu... O arada telefonu çalmaya başladı. Küfrederek telefonu açtı. “Tamam abi, tamam, hallederiz!” dedi kapattı. Yarağı küçülmüştü, tekrar ağzıma soktu ve kaldırmamı istedi. Kalkınca arkamı dönmemi istedi. Başıma geleceği tahmin ediyordum, ama bir şey diyemiyordum. Arkamı dönünce beni domalttı ve götüme parmağının birini soktu. Fazla acımadı, ama yarağı aklıma gelince korkmaya başlamıştım. “Kımıldama!” diyerek içerden bir krem getirdi ve götüme sürdü. Yarağını götüme dayadı ve yavaş yavaş sokmaya başladı. Başı girince omzumdan tuttu ve bir kerede hepsini soktu. Gözümden yaş gelmişti resmen. Mideme dayandı sandım koca yarak. 20 dakika kadar gidip geldi götümde. Artık alışmıştım, acımıyordu fazla. Götümü yarım saat kadar sikti ve içime boşaldı. Götümden çıkınca deliğim biraz açık kaldı, ama geri kapandı... Hem amım, hem götüm yarak yemişti artık. Ben bunları düşünerek yatıyordum ki, birden kapı açıldı. Ben toparlanmaya çalışırken içeri dün arabadaki adamlar geldi. Birisi Metine, “Fazla yormayaydın yengeyi!” dedi. Metin de, “Daha ilk postalar, 1 ön, 1 arka!” dedi. Adam da, “Arkayı da mı patlattın hemen?” dedi ve gülmeye başladılar. Ben titreyerek oturuyordum, ve götümden Metinin dölleri akıyordu. Metin adamlara, “Buyrun beyler, artık sizin!” dedi. Adamlardan birtanesi biraz yaşlıydı, yanıma geldi ve kolumdan tuttu, diz çöktürdü ve yarağını çıkardı. Dimdik, kocamandı ve Metininkinden kalındı. Ağzıma almamı söyledi. Birazı sığdı, nefes alamıyordum. Çıkardı, “Tamam boşver!” dedi ve beni kanepeye yatırdı. Yarağını amıma bir kerede soktu. İçimi parçalıyordu resmen. 10 dakika o pozisyonda sikti, ama daha gelememişti. Bir anda öyle bir boşlmaya başladı ki, döllerini rahmimde hissettim. Yarağını çıkardığında amım açık kalmıştı. Adam üstümden çekildi ve aynı pozisyonda genç olan da 1 posta sikti. Beni yine evime bıraktılar. 2 ay boyunca, her akşam üçü de birer posta sikmeden bırakmadılar beni. Amım götüm hergün dölleriyle doluyordu. Ama yarak yemeye alışmıştım, artık fazla acımıyordu. İşin ilginç yanı ise, artık ben de sikilmek istiyordum. Ama orospu diye adımın çıkmasını istemiyorum. Şu anda da sadece güvendiğim kişilere veriyorum. Artık yaraksız duramam ben!